En çok kullanılan 500 Sırpça kelime

Her kelime resmi, doğal telaffuzu ve Türkçe çevirili bir örnek cümleyle. Kelimeyi ya da cümleyi dinlemek için hoparlöre dokun.

Bu 500 kelimeyi uygulamada öğren

Resimli, doğal telaffuzlu kartlar; her kelime tam unutmak üzereyken yeniden karşına çıkar. iPhone ve Android için ücretsiz.

Ücretsiz indir
App Store'dan İndirin Google Play'den indirin Telefonunun kamerasıyla tara

Bu liste nasıl sıralandı?

Liste, Flashcardly Sırpça kursunun sırasını izler: sıklığa ve günlük hayattaki faydasına göre, dil öğretmenlerinin katkısıyla. Ham bir derlem sayımı değildir; bu yüzden listenin başı “ve”, “bir” gibi küçük kelimelerin karşılıklarıyla dolmaz, “adam” ise 13. sırada yer alır.

Liste

Hata bildir

Neyin yanlış göründüğünü yaz. Her bildirimi inceliyoruz.

Sorun ne?

Dinlemek için bir resme dokun.

Kelime 1–100

  1. Zdravo — Merhaba
    Zdravo Merhaba

    Zdravo, kako si? Merhaba, nasılsın?

  2. dobrodošli — hoş geldiniz
    dobrodošli hoş geldiniz

    Dobrodošli u naš dom. Evimize hoş geldiniz.

  3. Dobro jutro — Günaydın
    Dobro jutro Günaydın

    Dobro jutro! Günaydın!

  4. da — evet
    da evet

    Da, razumem. Evet, anlıyorum.

  5. Dobro veče — İyi akşamlar
    Dobro veče İyi akşamlar

    Dobro veče! İyi akşamlar!

  6. ne — hayır
    ne hayır

    Rekla je ne. Hayır dedi.

  7. Doviđenja — Hoşça kal
    Doviđenja Hoşça kal

    Doviđenja, Ana! Hoşça kal, Anna!

  8. Dobar dan — Tünaydın
    Dobar dan Tünaydın

    Dobar dan! Tünaydın!

  9. Vidimo se uskoro — Yakında görüşürüz
    Vidimo se uskoro Yakında görüşürüz

    Vidimo se uskoro, Mia! Yakında görüşürüz, Mia!

  10. Vidimo se sutra — Yarın görüşürüz
    Vidimo se sutra Yarın görüşürüz

    Vidimo se sutra! Yarın görüşürüz!

  11. Drago mi je! — Memnun oldum
    Drago mi je! Memnun oldum

    Takođe, drago mi je! Ben de memnun oldum!

  12. Kako si? — Nasılsın?
    Kako si? Nasılsın?

    Kako si danas? Bugün nasılsın?

  13. muškarac — adam
    muškarac adam

    Muškarac čita knjigu. Adam kitabı okuyor.

  14. žena — kadın
    žena kadın

    Žena nosi šešir. Kadın şapka takıyor.

  15. dečak — erkek çocuk
    dečak erkek çocuk

    Dečak se igra igračkama. Erkek çocuk oyuncaklarla oynuyor.

  16. devojčica — kız
    devojčica kız

    Devojčica ima loptu. Kızın bir topu var.

  17. osoba — kişi
    osoba kişi

    On je fina osoba. O iyi bir kişi.

  18. ljudi — insanlar
    ljudi insanlar

    Ljudi su veoma srećni. İnsanlar çok mutlu.

  19. odrasla osoba — yetişkin
    odrasla osoba yetişkin

    Ja sam odrasla osoba. Ben bir yetişkinim.

  20. beba — bebek
    beba bebek

    Bebi treba mleko. Bebeğin süte ihtiyacı var.

  21. gospodin — Bay
    gospodin Bay

    Gospodin Smit voli da čita knjige. Bay Smith kitap okumayı sever.

  22. gospođa — Bayan
    gospođa Bayan

    Gospođa Smith je učiteljica. Bayan Smith bir öğretmen.

  23. komšija — komşu
    komšija komşu

    Moj komšija je veoma ljubazan. Komşum çok cana yakın.

  24. prijatelj — arkadaş
    prijatelj arkadaş

    Moj prijatelj voli da čita knjige. Arkadaşım kitap okumayı sever.

  25. danas — bugün
    danas bugün

    Danas je dobar dan. Bugün güzel bir gün.

  26. sutra — yarın
    sutra yarın

    Sutra je novi dan. Yarın yeni bir gün.

  27. juče — dün
    juče dün

    Video sam je juče. Onu dün gördüm.

  28. sada — şimdi
    sada şimdi

    On to želi sada. Onu şimdi istiyor.

  29. popodne — öğleden sonra
    popodne öğleden sonra

    Volim popodne. Öğleden sonrayı severim.

  30. veče — akşam
    veče akşam

    Veče je tiho. Akşam sessiz.

  31. minut — dakika
    minut dakika

    Potrebno nam je pet minuta. Beş dakikaya ihtiyacımız var.

  32. jutro — sabah
    jutro sabah

    Doručkujem ujutru. Sabah kahvaltı yaparım.

  33. kasnije — sonra
    kasnije sonra

    Uradiću to kasnije. Onu sonra yapacağım.

  34. rano — erken
    rano erken

    Ona se budi rano. O erken uyanır.

  35. kasno — geç
    kasno geç

    On često dolazi kasno. O sık sık geç kalır.

  36. sat — saat
    sat saat

    Čas traje jedan sat. Ders bir saat sürüyor.

  37. Kako se zoveš? — Adın ne?
    Kako se zoveš? Adın ne?

    Kako se zoveš? Adın ne?

  38. Moje ime je — Benim adım
    Moje ime je Benim adım

    Moje ime je Emily. Benim adım Emily.

  39. Odakle si? — Nerelisin
    Odakle si? Nerelisin

    Odakle si? Nerelisin?

  40. Ja sam iz — Almanyalıyım
    Ja sam iz Almanyalıyım

    Ja sam iz Nemačke. Ben Almanyalıyım.

  41. Gde živiš? — Nerede yaşıyorsun?
    Gde živiš? Nerede yaşıyorsun?

    Gde živiš? Nerede yaşıyorsun?

  42. Ja živim u — ...'da yaşıyorum
    Ja živim u ...'da yaşıyorum

    Ja živim u Japanu. Japonya'da yaşıyorum.

  43. Koje jezike govoriš? — Hangi dilleri konuşuyorsun?
    Koje jezike govoriš? Hangi dilleri konuşuyorsun?

    Koje jezike govoriš? Hangi dilleri konuşuyorsun?

  44. Ja govorim — konuşuyorum
    Ja govorim konuşuyorum

    Ja govorim engleski dobro. İngilizceyi iyi konuşuyorum.

  45. Govorim malo — Biraz konuşuyorum
    Govorim malo Biraz konuşuyorum

    Govorim malo francuskog. Fransızca biraz konuşuyorum.

  46. Gde si rođen — Nerede doğdun
    Gde si rođen Nerede doğdun

    Gde si rođen? Nerede doğdun?

  47. Kako se prezivaš? — Soyadın ne?
    Kako se prezivaš? Soyadın ne?

    Kako se prezivaš? Soyadın ne?

  48. Ovo je moja prijateljica — Bu arkadaşım
    Ovo je moja prijateljica Bu arkadaşım

    Ovo je moja prijateljica Lisa. Bu arkadaşım Lisa.

  49. praviti — yapmak
    praviti yapmak

    Ja pravim dobru kafu. Güzel kahve yaparım.

  50. dobiti — almak
    dobiti almak

    On je dobio poklon. O bir hediye aldı.

  51. imati — sahip olmak
    imati sahip olmak

    Ema ima auto. Emma bir arabaya sahip.

  52. jesti — yemek
    jesti yemek

    Oni jedu jabuke. Onlar elma yiyorlar.

  53. piti — içmek
    piti içmek

    Piješ li kafu? Kahve içer misin?

  54. spavati — uyumak
    spavati uyumak

    Želim da spavam sada. Şimdi uyumak istiyorum.

  55. videti — görmek
    videti görmek

    Vidiš li kuću? Evi görebiliyor musun?

  56. gledati — bakmak
    gledati bakmak

    Adam voli da gleda slike. Adam resimlere bakmayı sever.

  57. čitati — okumak
    čitati okumak

    Student čita knjige. Öğrenci kitap okur.

  58. otvoriti — açmak
    otvoriti açmak

    Ona otvara prozor. O, pencereyi açıyor.

  59. zatvoriti — kapatmak
    zatvoriti kapatmak

    Zatvaram vrata. Kapıyı kapatıyorum.

  60. dolaziti — gelmek
    dolaziti gelmek

    Ti dolaziš ovde svaki dan. Buraya her gün geliyorsun.

  61. Molim te — Lütfen
    Molim te Lütfen

    Molim te, otvori vrata. Lütfen kapıyı açın.

  62. Hvala — Teşekkür ederim
    Hvala Teşekkür ederim

    Hvala na pomoći. Yardımın için teşekkür ederim.

  63. Nema na čemu — Rica ederim
    Nema na čemu Rica ederim

    Nema na čemu. Rica ederim.

  64. Izvinite — Affedersiniz
    Izvinite Affedersiniz

    Izvinite, treba mi pomoć. Affedersiniz, yardıma ihtiyacım var.

  65. Žao mi je. — Özür dilerim
    Žao mi je. Özür dilerim

    Žao mi je. Özür dilerim.

  66. Možeš li mi pomoći? — Bana yardım edebilir misin?
    Možeš li mi pomoći? Bana yardım edebilir misin?

    Možeš li mi pomoći? Bana yardım edebilir misin?

  67. Možeš li, molim te, da ponoviš? — Tekrar edebilir misin lütfen?
    Možeš li, molim te, da ponoviš? Tekrar edebilir misin lütfen?

    Možeš li, molim te, da ponoviš to? Onu tekrar edebilir misin lütfen?

  68. Možete li govoriti sporije? — Daha yavaş konuşabilir misin?
    Možete li govoriti sporije? Daha yavaş konuşabilir misin?

    Možete li govoriti sporije? Daha yavaş konuşabilir misin?

  69. Mogu li dobiti vodu, molim vas? — ... alabilir miyim lütfen?
    Mogu li dobiti vodu, molim vas? ... alabilir miyim lütfen?

    Mogu li dobiti vodu, molim vas? Su alabilir miyim lütfen?

  70. Hteo bih — ... istiyorum
    Hteo bih ... istiyorum

    Hteo bih još čaja. Biraz daha çay istiyorum.

  71. Mogu li...? — alabilir miyim
    Mogu li...? alabilir miyim

    Mogu li dobiti malo vode? Biraz su alabilir miyim?

  72. Da li je u redu ako...? — Sakıncası var mı?
    Da li je u redu ako...? Sakıncası var mı?

    Da li je u redu ako sednem? Oturmamın sakıncası var mı?

  73. nula — sıfır
    nula sıfır

    Nula je manje od jedan. Sıfır birden küçüktür.

  74. jedan — bir
    jedan bir

    Imam jednu jabuku. Bir elmam var.

  75. dva — iki
    dva iki

    Ima dve mačke. İki kedi var.

  76. tri — üç
    tri üç

    Ne, tri je previše. Hayır, üç çok fazla.

  77. četiri — dört
    četiri dört

    Daj mi četiri, molim te. Bana dört tane ver, lütfen.

  78. pet — beş
    pet beş

    Imam pet pasa. Beş köpeğim var.

  79. šest — altı
    šest altı

    Došao je sa šest prijatelja. Altı arkadaşıyla geldi.

  80. sedam — yedi
    sedam yedi

    Trčim sedam kilometara. Yedi kilometre koşuyorum.

  81. osam — sekiz
    osam sekiz

    Pauk ima osam nogu. Bir örümceğin sekiz bacağı vardır.

  82. devet — dokuz
    devet dokuz

    Devet je moj srećan broj. Dokuz benim uğurlu sayımdır.

  83. deset — on
    deset on

    Imamo deset prstiju. On parmağımız var.

  84. plus — artı
    plus artı

    Dva plus dva je četiri. İki artı iki dört eder.

  85. Ne razumem. — Anlamıyorum
    Ne razumem. Anlamıyorum

    Ne razumem. Anlamıyorum.

  86. Možeš li ponoviti to, molim te — Tekrar edebilir misin lütfen?
    Možeš li ponoviti to, molim te Tekrar edebilir misin lütfen?

    Možeš li ponoviti to, molim te? Tekrar edebilir misin lütfen?

  87. Sporije, molim vas. — Daha yavaş lütfen
    Sporije, molim vas. Daha yavaş lütfen

    Sporije, molim vas. Daha yavaş lütfen.

  88. Šta to znači? — Bu ne demek?
    Šta to znači? Bu ne demek?

    Šta to znači? Bu ne demek?

  89. Kako se kaže to na...? — nasıl denir?
    Kako se kaže to na...? nasıl denir?

    Kako se kaže to na španskom? Bu İspanyolcada nasıl denir?

  90. Kako se to speluje? — Bunu nasıl hecelersin?
    Kako se to speluje? Bunu nasıl hecelersin?

    Kako se to speluje? Bunu nasıl hecelersin?

  91. Možeš li to da zapišeš? — Bunu yazabilir misin?
    Možeš li to da zapišeš? Bunu yazabilir misin?

    Možeš li to da zapišeš, molim te? Bunu yazabilir misin, lütfen?

  92. Možeš li mi pokazati? — Bana gösterebilir misin?
    Možeš li mi pokazati? Bana gösterebilir misin?

    Možeš li mi pokazati sliku? Fotoğrafı bana gösterebilir misin?

  93. Da li govoriš — ... konuşuyor musun?
    Da li govoriš ... konuşuyor musun?

    Da li govoriš engleski? İngilizce konuşuyor musun?

  94. Samo trenutak, molim. — Bir dakika lütfen
    Samo trenutak, molim. Bir dakika lütfen

    Samo trenutak, molim. Bir dakika lütfen.

  95. Tako mislim. — Öyle düşünüyorum
    Tako mislim. Öyle düşünüyorum

    I ja tako mislim. Ben de öyle düşünüyorum.

  96. Ne znam. — Bilmiyorum
    Ne znam. Bilmiyorum

    Ne znam. Bilmiyorum.

  97. ovo — bu
    ovo bu

    Ovo je moj crveni auto. Bu benim kırmızı arabam.

  98. taj — o
    taj o

    Taj pas je veoma druželjubiv. O köpek çok arkadaş canlısı.

  99. ovde — burada
    ovde burada

    Volim da budem ovde. Burada olmayı seviyorum.

  100. tamo — orada
    tamo orada

    Sastajemo se tamo posle posla. İşten sonra orada buluşuruz.

Kelime 101–200

  1. još jedan — başka bir
    još jedan başka bir

    On hoće još jedno parče kolača. Başka bir dilim pasta istiyor.

  2. isti — aynı
    isti aynı

    Nosimo istu plavu košulju. Aynı mavi gömleği giyiyoruz.

  3. ove — bunlar
    ove bunlar

    Ove jabuke su spremne za jelo. Bunlar yemeye hazır.

  4. oni — o
    oni o

    Oni kolači izgledaju baš dobro. O kurabiyeler çok güzel görünüyor.

  5. baš ovde — tam burada
    baš ovde tam burada

    Ključevi su baš ovde. Anahtarlar tam burada.

  6. tamo — orada
    tamo orada

    Moje cipele su tamo. Ayakkabılarım orada.

  7. na vrhu — üstünde
    na vrhu üstünde

    Mačka je na vrhu stola. Kedi masanın üstünde.

  8. ispod — altında
    ispod altında

    Pas je ispod stola. Köpek masanın altında.

  9. Kako ide? — Nasıl gidiyor?
    Kako ide? Nasıl gidiyor?

    Kako ide? Nasıl gidiyor?

  10. Dugo se nismo videli — Görüşmeyeli uzun zaman oldu
    Dugo se nismo videli Görüşmeyeli uzun zaman oldu

    Dugo se nismo videli! Görüşmeyeli uzun zaman oldu.

  11. U čemu uživaš? — Nelerden hoşlanırsın?
    U čemu uživaš? Nelerden hoşlanırsın?

    U čemu uživaš? Nelerden hoşlanırsın?

  12. Šta radiš? — Neler yapıyorsun?
    Šta radiš? Neler yapıyorsun?

    Šta sada radiš? Şu an neler yapıyorsun?

  13. Ugodan dan! — İyi günler
    Ugodan dan! İyi günler

    Ugodan dan, Džone! İyi günler, John!

  14. Čuvaj se — Kendine iyi bak
    Čuvaj se Kendine iyi bak

    Čuvaj se. Vidimo se sutra. Kendine iyi bak. Yarın görüşürüz.

  15. Srećno! — Bol şanslar
    Srećno! Bol şanslar

    Srećno! Verujem u tebe! Bol şanslar! Sana inanıyorum!

  16. Čestitam! — Tebrikler
    Čestitam! Tebrikler

    Čestitam! Završio si težak posao. Tebrikler! Zor işi bitirdin.

  17. Živeli! — Şerefe!
    Živeli! Şerefe!

    Živeli! Şerefe!

  18. Nema problema — Sorun değil.
    Nema problema Sorun değil.

    Nema problema, mogu ti pomoći. Sorun değil, sana yardım edebilirim.

  19. Ne brini — Merak etme
    Ne brini Merak etme

    Ne brini, sve će biti u redu. Merak etme, her şey iyi olacak.

  20. Zvuči mi dobro — Kulağa hoş geliyor
    Zvuči mi dobro Kulağa hoş geliyor

    Zvuči mi dobro, hvala! Kulağa hoş geliyor, teşekkürler!

  21. znati — bilmek
    znati bilmek

    Sada znaš odgovor. Cevabı şimdi biliyorsun.

  22. pitati — sormak
    pitati sormak

    Možeš pitati svog brata. Erkek kardeşine sorabilirsin.

  23. čuti — duymak
    čuti duymak

    Čuješ li taj zvuk? O sesi duyabiliyor musun?

  24. naučiti — öğrenmek
    naučiti öğrenmek

    Svakog dana naučiš nešto novo. Her gün yeni bir şey öğrenirsin.

  25. pričati sa — konuşmak
    pričati sa konuşmak

    Voliš li pričati sa svojim prijateljima? Arkadaşlarınla konuşmayı sever misin?

  26. kazati — demek
    kazati demek

    Želim nešto kazati. Bir şey demek istiyorum.

  27. birati — seçmek
    birati seçmek

    Ti biraš tvoju omiljenu boju. En sevdiğin rengi seçersin.

  28. pisati — yazmak
    pisati yazmak

    Studenti pišu priču. Öğrenciler bir hikaye yazıyor.

  29. pozvati — aramak
    pozvati aramak

    Pozvaću te. Seni arayacağım.

  30. slušati — dinlemek
    slušati dinlemek

    Slušam radio. Radyo dinliyorum.

  31. učiti — çalışmak
    učiti çalışmak

    Učim naporno za svaki test. Her sınava çok çalışırım.

  32. reći — söylemek
    reći söylemek

    On mi kaže svoje ime. Bana adını söylüyor.

  33. naći se — buluşmak
    naći se buluşmak

    Sutra ću se naći sa tobom. Seninle yarın buluşacağım.

  34. pridružiti se — katılmak
    pridružiti se katılmak

    Ona će se pridružiti našoj grupi. Grubumuza katılacak.

  35. uživati — keyif almak
    uživati keyif almak

    Mi uživamo u muzici. Müzikten keyif alıyoruz.

  36. opisati — betimlemek
    opisati betimlemek

    Dečak je opisao životinju. Çocuk hayvanı betimledi.

  37. objasniti — açıklamak
    objasniti açıklamak

    Ona će objasniti problem. Sorunu o açıklayacak.

  38. podučavati — öğretmek
    podučavati öğretmek

    Ja podučavam nove studente. Yeni öğrencilere ders öğretiyorum.

  39. predstaviti — tanıştırmak
    predstaviti tanıştırmak

    Ja ću predstaviti svog prijatelja. Arkadaşımı tanıştıracağım.

  40. prihvatiti — kabul etmek
    prihvatiti kabul etmek

    Ona prihvata poklon. Hediyeyi kabul ediyor.

  41. odbiti — reddetmek
    odbiti reddetmek

    Dete odbija hranu. Çocuk yemeği reddediyor.

  42. obećati — söz vermek
    obećati söz vermek

    Obećavam da ću ti pomoći. Sana yardım edeceğime söz veriyorum.

  43. diskutovati — tartışmak
    diskutovati tartışmak

    Oni diskutuju o novom planu. Yeni planı tartışıyorlar.

  44. kontaktirati — iletişime geçmek
    kontaktirati iletişime geçmek

    Ja ću kontaktirati lekara. Doktorla iletişime geçeceğim.

  45. smejati se — gülmek
    smejati se gülmek

    Deca se glasno smeju. Çocuklar yüksek sesle gülüyorlar.

  46. vikati — bağırmak
    vikati bağırmak

    Dečak viče u pomoć. Çocuk yardım için bağırıyor.

  47. šaputati — fısıldamak
    šaputati fısıldamak

    On mi šapuće na uvo. Kulağıma fısıldıyor.

  48. mahati — el sallamak
    mahati el sallamak

    Ona maše rukom na rastanku. Vedalaşmak için el sallıyor.

  49. klimati — başını sallamak
    klimati başını sallamak

    Žena klima glavom. Kadın başını sallıyor.

  50. zagrliti — sarılmak
    zagrliti sarılmak

    Majka grli svoje dete. Anne çocuğuna sarılıyor.

  51. poljubiti — öpmek
    poljubiti öpmek

    Majka ljubi svoje dete. Anne çocuğunu öpüyor.

  52. pokazivati — işaret etmek
    pokazivati işaret etmek

    Dete pokazuje na psa. Çocuk köpeği işaret ediyor.

  53. treptati — göz kırpmak
    treptati göz kırpmak

    On brzo trepće očima. Hızlıca göz kırpıyor.

  54. namrštiti se — kaşlarını çatmak
    namrštiti se kaşlarını çatmak

    Otac se mršti na svog sina. Baba, oğluna kaşlarını çatıyor.

  55. zevati — esnemek
    zevati esnemek

    Umorni čovek zeva. Yorgun adam esniyor.

  56. njuškati — koklamak
    njuškati koklamak

    Pas njuška hranu. Köpek yemeği kokluyor.

  57. dobar — iyi
    dobar iyi

    Ona je dobra osoba. O iyi bir insan.

  58. loš — kötü
    loš kötü

    To mleko miriše loše. O süt kötü kokuyor.

  59. veliki — büyük
    veliki büyük

    Veliki pas može da skoči. Büyük köpek zıplayabilir.

  60. mali — küçük
    mali küçük

    Beba ima male ruke. Bebeğin küçük elleri var.

  61. pogrešan — yanlış
    pogrešan yanlış

    Tvoj odgovor je pogrešan. Cevabın yanlış.

  62. lak — kolay
    lak kolay

    Ovaj matematički problem je lak. Bu matematik problemi kolay.

  63. težak — zor
    težak zor

    Taj test je bio težak. O sınav zordu.

  64. brz — hızlı
    brz hızlı

    Automobili idu veoma brzo. Arabalar çok hızlı gider.

  65. spor — yavaş
    spor yavaş

    Kornjača je veoma spora. Kaplumbağa çok yavaş.

  66. nov — yeni
    nov yeni

    Ovo je novi auto. Bu yeni bir araba.

  67. istinit — doğru
    istinit doğru

    Da li je ova priča istinita? Bu hikaye doğru mu?

  68. netačan — yanlış
    netačan yanlış

    Odgovor je netačan. Cevap yanlış.

  69. Želim da — istiyorum
    Želim da istiyorum

    Želim da jedem picu. Pizza yemek istiyorum.

  70. Moram da — gerekiyor
    Moram da gerekiyor

    Moram da je pozovem. Onu aramam gerekiyor.

  71. Ja ću — -eceğim
    Ja ću -eceğim

    Ja ću uskoro jesti. Birazdan yemek yiyeceğim.

  72. Voleo bih da — isterim
    Voleo bih da isterim

    Voleo bih da igram tenis. Tenis oynamak isterim.

  73. Moram — zorundayım
    Moram zorundayım

    Moram ići sada. Şimdi gitmek zorundayım.

  74. Mogu li...? — alabilir miyim
    Mogu li...? alabilir miyim

    Mogu li dobiti vode, molim te? Su alabilir miyim, lütfen?

  75. pomozite mi oko — bana yardım et
    pomozite mi oko bana yardım et

    Molim vas, pomozite mi oko ove torbe. Lütfen bu çantayla bana yardım et.

  76. Pokaži mi kako da — bana nasıl ... göster
    Pokaži mi kako da bana nasıl ... göster

    Pokaži mi kako da uradim ovo. Bana bunu nasıl yapacağımı göster.

  77. Ne mogu pomoći trenutno — şu an ...-amam
    Ne mogu pomoći trenutno şu an ...-amam

    Ne mogu pomoći trenutno. Şu an yardım edemem.

  78. Pokušavam da — -maya çalışıyorum
    Pokušavam da -maya çalışıyorum

    Pokušavam da spavam sad. Şu an uyumaya çalışıyorum.

  79. Da li je moguće...? — ... mümkün mü?
    Da li je moguće...? ... mümkün mü?

    Da li je moguće plivati ovde? Burada yüzmek mümkün mü?

  80. Gde mogu da...? — Nerede ...-ebilirim?
    Gde mogu da...? Nerede ...-ebilirim?

    Gde mogu da ručam? Öğle yemeği nerede yiyebilirim?

  81. ponedeljak — Pazartesi
    ponedeljak Pazartesi

    Ponedeljak je prvi dan. Pazartesi ilk gündür.

  82. utorak — Salı
    utorak Salı

    Utorak je uvek zabavan. Salı her zaman eğlencelidir.

  83. sreda — Çarşamba
    sreda Çarşamba

    Ona ide kući u sredu. O çarşamba günü eve gider.

  84. četvrtak — Perşembe
    četvrtak Perşembe

    On dolazi u četvrtak. Perşembe günü geliyor.

  85. petak — Cuma
    petak Cuma

    Petak je najbolji dan. Cuma en iyi gündür.

  86. subota — Cumartesi
    subota Cumartesi

    Odlazim u subotu. Cumartesi günü ayrılıyorum.

  87. Nedelja — Pazar
    Nedelja Pazar

    Odmoriću se u nedelju. Pazar günü dinleneceğim.

  88. radni dan — hafta içi
    radni dan hafta içi

    Ona radi svakog radnog dana ujutru. Hafta içi her sabah çalışıyor.

  89. vikend — hafta sonu
    vikend hafta sonu

    Ko ne voli vikend? Hafta sonunu kim sevmez?

  90. svakodnevno — her gün
    svakodnevno her gün

    Čitamo novine svakodnevno. Gazeteyi her gün okuruz.

  91. nedeljno — haftalık
    nedeljno haftalık

    Obično gledam vesti nedeljno. Haberleri genellikle haftalık izlerim.

  92. mesečni — aylık
    mesečni aylık

    Oni plaćaju mesečnu cenu. Aylık fiyatı ödüyorlar.

  93. dan — gün
    dan gün

    Čekali smo jedan dan. Bir gün bekledik.

  94. noć — gece
    noć gece

    Mi spavamo noću. Biz geceleri uyuruz.

  95. nedelja — hafta
    nedelja hafta

    Ostali smo jednu nedelju. Bir hafta kaldık.

  96. mesec — ay
    mesec ay

    Radio je jedan mesec. Bir ay boyunca çalıştı.

  97. godina — yıl
    godina yıl

    Čekali smo jednu godinu. Bir yıl bekledik.

  98. vreme — zaman
    vreme zaman

    Treba nam više vremena. Daha fazla zamana ihtiyacımız var.

  99. trenutak — an
    trenutak an

    Čekao je jedan trenutak. Bir an bekledi.

  100. budućnost — gelecek
    budućnost gelecek

    Razmišljam o budućnosti. Geleceği düşünüyorum.

Kelime 201–300

  1. sati — saat
    sati saat

    Budim se u sedam sati. Saat yedide uyanırım.

  2. ponoć — gece yarısı
    ponoć gece yarısı

    Krenućemo u ponoć. Gece yarısı yola çıkacağız.

  3. podne — öğle vakti
    podne öğle vakti

    Sunce je jako u podne. Öğle vakti güneş sıcaktır.

  4. večeras — bu gece
    večeras bu gece

    Gosti će stići večeras. Misafirler bu gece gelecekler.

  5. pomoć — yardım
    pomoć yardım

    Pomoć! U nevolji sam. Yardım et! Başım dertte.

  6. opasnost — tehlike
    opasnost tehlike

    U opasnosti smo! Tehlikedeyiz!

  7. policija — polis
    policija polis

    Pozovi policiju! Polisi ara!

  8. doktor — doktor
    doktor doktor

    Treba mi doktor! Bir doktora ihtiyacım var!

  9. hitna pomoć — ambulans
    hitna pomoć ambulans

    Pozovite hitnu pomoć! Ambulans çağır!

  10. vatrogasac — itfaiyeci
    vatrogasac itfaiyeci

    Vatrogasci su heroji. İtfaiyeciler kahramandır.

  11. nesreća — kaza
    nesreća kaza

    Desila mi se nesreća. Kaza yaptım.

  12. štititi — korumak
    štititi korumak

    Policija nas štiti. Polis bizi korur.

  13. upozoriti — uyarmak
    upozoriti uyarmak

    Moram da ih upozorim! Onları uyarmam lazım!

  14. alarm — alarm
    alarm alarm

    Alarm se oglasio! Alarm çaldı!

  15. požar — yangın
    požar yangın

    Izbio je požar! Yangın var!

  16. dim — duman
    dim duman

    Dim izlazi iz zgrade! Binadan duman çıkıyor!

  17. raditi kao — olarak çalışmak
    raditi kao olarak çalışmak

    One rade kao medicinske sestre u bolnici. Onlar hastane hemşireleri olarak çalışıyorlar.

  18. kupiti — satın almak
    kupiti satın almak

    Ovde možeš da kupiš voće. Burada meyve satın alabilirsin.

  19. platiti — ödemek
    platiti ödemek

    Moraš da platiš ovo. Bunun için ödemelisin.

  20. prodavati — satmak
    prodavati satmak

    Oni prodaju sveže voće ovde. Burada taze meyve satıyorlar.

  21. staviti — koymak
    staviti koymak

    On stavlja knjigu na sto. Kitabı masaya koyuyor.

  22. sedeti — oturmak
    sedeti oturmak

    Ema sedi u toj stolici. Emma o sandalyede oturuyor.

  23. stajati — durmak
    stajati durmak

    Stojim pored vrata. Kapının yanında duruyorum.

  24. plivati — yüzmek
    plivati yüzmek

    Oni mogu brzo plivati. Onlar hızlı yüzebilirler.

  25. voziti — araba sürmek
    voziti araba sürmek

    Treba da voziš pažljivo. Dikkatli araba sürmen gerekiyor.

  26. planirati — planlamak
    planirati planlamak

    Planiraju da posete uskoro. Yakında ziyaret etmeyi planlıyorlar.

  27. završiti — bitirmek
    završiti bitirmek

    On može da završi domaći kasnije. Ödevini daha sonra bitirebilir.

  28. dati — vermek
    dati vermek

    Dajem poklone prijateljima. Arkadaşlara hediyeler veririm.

  29. jedanaest — on bir
    jedanaest on bir

    Uvek dobijam jedanaest komada. Her zaman on bir parça alırım.

  30. dvanaest — on iki
    dvanaest on iki

    U kartonu ima dvanaest jaja. Bir kartonda on iki yumurta var.

  31. trinaest — on üç
    trinaest on üç

    Broj trinaest je nesrećan. On üç sayısı uğursuzdur.

  32. četrnaest — on dört
    četrnaest on dört

    Stan ima četrnaest spratova. Apartmanın on dört katı var.

  33. petnaest — on beş
    petnaest on beş

    Otvaram knjigu na stranici petnaest. Kitabı on beşinci sayfada açıyorum.

  34. šesnaest — on altı
    šesnaest on altı

    To je šesnaest puta više! Bu on altı kat daha fazla!

  35. sedamnaest — on yedi
    sedamnaest on yedi

    Imamo sedamnaest olovaka. On yedi kalemimiz var.

  36. osamnaest — on sekiz
    osamnaest on sekiz

    Visoko je osamnaest metara. On sekiz metre yüksekliğinde.

  37. devetnaest — on dokuz
    devetnaest on dokuz

    Devetnaest je moj omiljeni broj. On dokuz benim en sevdiğim sayı.

  38. dvadeset — yirmi
    dvadeset yirmi

    Njoj treba dvadeset malih jabuka. Onun yirmi küçük elmaya ihtiyacı var.

  39. trideset — otuz
    trideset otuz

    On ima trideset godina. O otuz yaşında.

  40. sto — yüz
    sto yüz

    Brojao je do sto. Yüze kadar saydı.

  41. četrdeset — kırk
    četrdeset kırk

    Ona ima ukupno četrdeset olovaka. Toplamda kırk kalemi var.

  42. pedeset — elli
    pedeset elli

    On ima pedeset dolara. Onun elli doları var.

  43. šezdeset — altmış
    šezdeset altmış

    Džon ima šezdeset godina. John altmış yaşında.

  44. sedamdeset — yetmiş
    sedamdeset yetmiş

    Moj deda ima sedamdeset godina. Dedem yetmiş yaşında.

  45. osamdeset — seksen
    osamdeset seksen

    Imam osamdeset grama šećera. Seksen gram şekerim var.

  46. devedeset — doksan
    devedeset doksan

    On ima devedeset knjiga da čita. Okuyacak doksan kitabı var.

  47. hiljada — bin
    hiljada bin

    Hiljada je veliki broj. Bin büyük bir sayıdır.

  48. milion — milyon
    milion milyon

    Taj auto košta milion dolara. O araba bir milyon dolar.

  49. pola — yarım
    pola yarım

    On je pojeo pola pice. Yarım pizzayı yedi.

  50. četvrtina — çeyrek
    četvrtina çeyrek

    Ostalo ih je samo četvrtina. Onların sadece çeyreği kaldı.

  51. tuce — düzine
    tuce düzine

    Kupujem tuce jaja u prodavnici. Marketten bir düzine yumurta alıyorum.

  52. par — çift
    par çift

    Taj par cipela je čist. O çift ayakkabı temiz.

  53. prvi — birinci
    prvi birinci

    Lako je osvojio prvo mesto. Birinci sırayı kolayca kazandı.

  54. drugi — ikinci
    drugi ikinci

    Ovo je moj drugi put ovde. Bu benim buradaki ikinci seferim.

  55. treći — üçüncü
    treći üçüncü

    Završili su na trećem mestu. Üçüncü sırada bitirdiler.

  56. četvrti — dördüncü
    četvrti dördüncü

    Ja sam četvrti u redu. Sırada dördüncüyüm.

  57. peti — beşinci
    peti beşinci

    Ona je u petom redu. O, beşinci sırada.

  58. šesti — altıncı
    šesti altıncı

    On je šesta osoba. O, altıncı kişi.

  59. sedmi — yedinci
    sedmi yedinci

    Žive na sedmom spratu. Yedinci katta oturuyorlar.

  60. osmi — sekizinci
    osmi sekizinci

    Ovo je osma jabuka. Bu sekizinci elma.

  61. deveti — dokuzuncu
    deveti dokuzuncu

    Deveti dan je praznik. Dokuzuncu gün tatildir.

  62. deseti — onuncu
    deseti onuncu

    Ona je deseta. O, onuncu sırada.

  63. jedanaesti — on birinci
    jedanaesti on birinci

    Slave svoju jedanaestu godišnjicu. On birinci yıl dönümlerini kutluyorlar.

  64. dvanaesti — on ikinci
    dvanaesti on ikinci

    To je dvanaesti mesec. O, on ikinci ay.

  65. uvek — her zaman
    uvek her zaman

    Uvek pijem kafu ujutru. Sabahları her zaman kahve içerim.

  66. obično — genellikle
    obično genellikle

    On obično jede ručak u podne. O genellikle öğle yemeğini öğlen yer.

  67. često — sık sık
    često sık sık

    Ljudi često jedu picu ovde. İnsanlar burada sık sık pizza yer.

  68. ponekad — bazen
    ponekad bazen

    Ona ponekad ide u biblioteku. Bazen kütüphaneye gider.

  69. retko — nadiren
    retko nadiren

    Retko jedem brzu hranu. Nadiren fast food yerim.

  70. nikada — asla
    nikada asla

    Nikada ne idu u tu prodavnicu. O mağazaya asla gitmezler.

  71. svaki dan — her gün
    svaki dan her gün

    Jedemo čokoladu svaki dan. Her gün çikolata yeriz.

  72. svake nedelje — her hafta
    svake nedelje her hafta

    Ona pliva svake nedelje. O her hafta yüzer.

  73. vikendom — hafta sonları
    vikendom hafta sonları

    Opustim se vikendom kod kuće. Hafta sonları evde dinlenirim.

  74. ujutru — sabah
    ujutru sabah

    Ljudi doručkuju ujutru. İnsanlar sabah kahvaltı yapar.

  75. noću — gece
    noću gece

    Spavaju noću u svojim krevetima. Onlar gece yataklarında uyurlar.

  76. posle posla — işten sonra
    posle posla işten sonra

    Opušta se posle posla svaki dan. Her gün işten sonra dinlenir.

  77. jednom — haftada bir
    jednom haftada bir

    Idem jednom nedeljno. Haftada bir giderim.

  78. dva puta — haftada iki kez
    dva puta haftada iki kez

    Moj tata dolazi dva puta nedeljno. Babam haftada iki kez ziyaret eder.

  79. svaki drugi — iki haftada bir
    svaki drugi iki haftada bir

    Posećuju svake druge nedelje. İki haftada bir ziyaret ediyorlar.

  80. barem — en az
    barem en az

    On jede barem jednu jabuku dnevno. O her gün en az bir elma yer.

  81. najviše — en fazla
    najviše en fazla

    Kupiću najviše dva. En fazla iki tane alacağım.

  82. više nego — den fazla
    više nego den fazla

    Ovo je više nego dovoljno hrane. Bu, yeterinden fazla yemek.

  83. manje od — den daha az
    manje od den daha az

    Dobio si manje od prošlog puta. Geçen seferden daha az aldın.

  84. malo — biraz
    malo biraz

    Treba mu malo pomoći. Biraz yardıma ihtiyacı var.

  85. malo — biraz
    malo biraz

    Pojela je malo kolača. Biraz kek yedi.

  86. mnogo — çok
    mnogo çok

    Učim mnogo. Çok çalışıyorum.

  87. previše — çok fazla
    previše çok fazla

    Pojeli su previše kolača. Çok fazla kek yediler.

  88. nije dovoljna — yeterli değil
    nije dovoljna yeterli değil

    Ova količina nije dovoljna. Bu miktar yeterli değil.

  89. pre — önce
    pre önce

    Stigao sam pre dva dana. İki gün önce geldim.

  90. uskoro — yakında
    uskoro yakında

    Moj prijatelj će stići uskoro. Arkadaşım yakında gelecek.

  91. još uvek — hâlâ
    još uvek hâlâ

    Još uvek sam gladan. Hâlâ açım.

  92. ikada — hiç
    ikada hiç

    Da li ste ikada videli okean? Hiç okyanus gördün mü?

  93. još — henüz
    još henüz

    Moj prijatelj još nije stigao. Arkadaşım henüz gelmedi.

  94. odmah — hemen
    odmah hemen

    Potrebna mi je pomoć odmah. Hemen yardıma ihtiyacım var.

  95. možda — belki
    možda belki

    Možda će ona doći kasnije. Belki o daha sonra gelir.

  96. nekada — bir ara
    nekada bir ara

    Naći ćemo se nekada. Bir ara buluşuruz.

  97. bilo kada — her zaman
    bilo kada her zaman

    Možete nas posetiti bilo kada. Bizi her zaman ziyaret edebilirsiniz.

  98. pre — önce
    pre önce

    Otišli smo pre oluje. Fırtınadan önce ayrıldık.

  99. posle — sonra
    posle sonra

    Krenućemo posle obroka. Yemekten sonra ayrılacağız.

  100. danas — bugünlerde
    danas bugünlerde

    Ljudi danas više putuju. İnsanlar bugünlerde daha fazla seyahat ediyor.

Kelime 301–400

  1. januar — Ocak
    januar Ocak

    Januar je prvi mesec. Ocak birinci aydır.

  2. februar — Şubat
    februar Şubat

    Februar je obično kratak mesec. Şubat genellikle kısa bir aydır.

  3. mart — Mart
    mart Mart

    Obično ih posećujem u martu. Onları genellikle Mart'ta ziyaret ederim.

  4. april — Nisan
    april Nisan

    Košarkaška utakmica je u aprilu. Basketbol maçı nisanda.

  5. maj — Mayıs
    maj Mayıs

    Moj završni ispit je u maju. Final sınavım mayısta.

  6. jun — Haziran
    jun Haziran

    Znaću odgovor do juna. Haziran'a kadar cevabı öğreneceğim.

  7. jul — Temmuz
    jul Temmuz

    Jul je obično veoma topao mesec. Temmuz genellikle çok sıcak bir aydır.

  8. avgust — Ağustos
    avgust Ağustos

    Možemo li se ponovo naći u avgustu? Ağustos'ta tekrar görüşebilir miyiz?

  9. septembar — Eylül
    septembar Eylül

    Moj odmor je u septembru. Tatilim eylülde.

  10. oktobar — Ekim
    oktobar Ekim

    Da li je tvoj rođendan u oktobru? Doğum günün ekimde mi?

  11. Novembar — Kasım
    Novembar Kasım

    Zašto pada kiša u novembru? Neden kasımda yağmur yağar?

  12. Decembar — Aralık
    Decembar Aralık

    Decembar je poslednji mesec. Aralık son aydır.

  13. preko — üzerinden
    preko üzerinden

    Mačka skače preko kutije. Kedi kutunun üzerinden atlıyor.

  14. ispod — altında
    ispod altında

    Žive ispod velikog drveta. Onlar büyük bir ağacın altında yaşıyorlar.

  15. kroz — içinden
    kroz içinden

    On prolazi kroz vrata. Kapının içinden yürüyerek geçiyor.

  16. uz — boyunca
    uz boyunca

    Šetamo uz plažu. Sahil boyunca yürüyoruz.

  17. oko — etrafında
    oko etrafında

    Ljudi šetaju oko parka. İnsanlar parkın etrafında yürüyor.

  18. preko — karşıya
    preko karşıya

    Idem preko ulice. Caddeden karşıya geçiyorum.

  19. u — içine
    u içine

    On polako ulazi u sobu. O yavaşça odanın içine yürüyor.

  20. iz — dışarı
    iz dışarı

    Dete trči iz škole. Çocuk okuldan dışarı koşuyor.

  21. gore — yukarı
    gore yukarı

    Ona gleda gore u oblake. Bulutlara doğru yukarı bakıyor.

  22. dole — aşağı
    dole aşağı

    Pas je stavio loptu dole. Köpek topu aşağıya koydu.

  23. na spratu — üst kat
    na spratu üst kat

    Idem u krevet na spratu. Uyumak için üst kata çıkıyorum.

  24. u prizemlju — alt katta
    u prizemlju alt katta

    Čujem buku u prizemlju. Alt katta sesler duyuyorum.

  25. doneti — getirmek
    doneti getirmek

    Oni donose hranu na zabavu. Partiye yemek getiriyorlar.

  26. uzimati — almak
    uzimati almak

    Ti uvek uzimaš moju olovku. Sen her zaman kalemimi alıyorsun.

  27. nositi — taşımak
    nositi taşımak

    On može nositi kutiju. O kutuyu taşıyabilir.

  28. preuzeti — teslim almak
    preuzeti teslim almak

    Možeš li preuzeti paket? Paketi teslim alabilir misin?

  29. ispustiti — düşürmek
    ispustiti düşürmek

    Ako ispustim telefon, razbiće se. Telefonu düşürürsem kırılır.

  30. dodati — uzatmak
    dodati uzatmak

    Možeš li mi dodati so? Tuzu bana uzatabilir misin?

  31. spustiti — yere koymak
    spustiti yere koymak

    Spustili smo naše rančeve. Sırt çantalarımızı yere koyduk.

  32. spremiti — kaldırmak
    spremiti kaldırmak

    Ja sam spremio svoje igračke. Oyuncaklarımı kaldırdım.

  33. izneti — dışarı çıkarmak
    izneti dışarı çıkarmak

    Ona će izneti smeće. Çöpü dışarı çıkaracak.

  34. okačiti — asmak
    okačiti asmak

    Oni kače svoje kapute. Onlar paltolarını asarlar.

  35. uključiti — açmak
    uključiti açmak

    Ti uključuješ svetlo. Işığı açıyorsun.

  36. isključiti — kapatmak
    isključiti kapatmak

    Može li neko da isključi radio? Biri radyoyu kapatabilir mi?

  37. skočiti — atlamak
    skočiti atlamak

    Mačka skače preko zida. Kedi duvarın üzerinden atlıyor.

  38. baciti — atmak
    baciti atmak

    Dečak baca kamen. Çocuk taşı atıyor.

  39. uhvatiti — yakalamak
    uhvatiti yakalamak

    On hvata loptu. Topu yakalıyor.

  40. jahati — binmek
    jahati binmek

    Dečak jaše konja. Çocuk ata biniyor.

  41. leteti — uçmak
    leteti uçmak

    Ptice lete na nebu. Kuşlar gökyüzünde uçar.

  42. puzati — emeklemek
    puzati emeklemek

    Beba puzi po podu. Bebek yerde emekliyor.

  43. preskočiti — atlamak
    preskočiti atlamak

    Ona je preskočila prvu stranu. İlk sayfayı atladı.

  44. šutnuti — tekmeler
    šutnuti tekmeler

    Dete šutira loptu. Çocuk topu tekmeliyor.

  45. odskakati — zıplamak
    odskakati zıplamak

    Lopta odskače o zemlju. Top yerde zıplıyor.

  46. penjati se — tırmanmak
    penjati se tırmanmak

    Mačka se penje na drvo. Kedi ağaca tırmanıyor.

  47. zaroniti — dalmak
    zaroniti dalmak

    Dečak zaroni u vodu. Çocuk suya dalıyor.

  48. kliziti — kaymak
    kliziti kaymak

    Kutija klizi po podu. Kutu yerde kayıyor.

  49. uštinuti — çimdiklemek
    uštinuti çimdiklemek

    Uštinuo me je za ruku. Kolumu çimdikledi.

  50. stisnuti — sıkmak
    stisnuti sıkmak

    Ona mi stiska ruku. Elimi sıkıyor.

  51. bocnuti — dürtmek
    bocnuti dürtmek

    Dete me je bocnulo u ruku. Çocuk kolumu dürttü.

  52. maziti — sevmek
    maziti sevmek

    Dečak mazi psa. Çocuk köpeği seviyor.

  53. trljati — ovmak
    trljati ovmak

    Trljam svoje umorne oči. Yorgun gözlerimi ovuyorum.

  54. uvijati — bükmek
    uvijati bükmek

    Čovek uvija konopac. Adam ipi büküyor.

  55. tresti — sallamak
    tresti sallamak

    Beba trese igračku. Bebek oyuncağı sallıyor.

  56. saviti — katlamak
    saviti katlamak

    Ja savijam papir. Kağıdı katlıyorum.

  57. pritisnuti — basmak
    pritisnuti basmak

    Ona pritiska crveno dugme. Kırmızı düğmeye basıyor.

  58. pričvrstiti — bağlamak
    pričvrstiti bağlamak

    On će pričvrstiti konopac. İpi bağlayacak.

  59. vući — çekmek
    vući çekmek

    Čovek vuče težak konopac. Adam ağır ipi çekiyor.

  60. pakovati — hazırlamak
    pakovati hazırlamak

    Ja pakujem svoju torbu. Çantamı hazırlıyorum.

  61. Gde je...? — nerede
    Gde je...? nerede

    Gde je hotel? Otel nerede?

  62. Ima li banke negde blizu? — Yakınlarda bir ... var mı?
    Ima li banke negde blizu? Yakınlarda bir ... var mı?

    Ima li banke negde blizu? Yakınlarda bir banka var mı?

  63. Kako da dođem do — nasıl giderim
    Kako da dođem do nasıl giderim

    Kako da dođem do škole? Okula nasıl giderim?

  64. Koji autobus ide do — ...'ya hangi otobüs gider?
    Koji autobus ide do ...'ya hangi otobüs gider?

    Koji autobus ide do grada? Merkeze hangi otobüs gider?

  65. Koja linija ide do...? — Hangi hat ...'ya gider?
    Koja linija ide do...? Hangi hat ...'ya gider?

    Koja linija ide do muzeja? Hangi hat müzeye gider?

  66. Koliko to traje? — Ne kadar sürer?
    Koliko to traje? Ne kadar sürer?

    Pitam se koliko to traje. Ne kadar sürer merak ediyorum.

  67. Koliko je daleko? — Ne kadar uzak?
    Koliko je daleko? Ne kadar uzak?

    Koliko je daleko? Ne kadar uzak?

  68. Možeš li mi pokazati na mapi? — Haritada gösterebilir misin?
    Možeš li mi pokazati na mapi? Haritada gösterebilir misin?

    Možeš li mi pokazati na mapi? Haritada gösterebilir misin?

  69. tražiti — aramak
    tražiti aramak

    Traže toalet. Onlar bir tuvalet arıyorlar.

  70. najbliži — En yakın
    najbliži En yakın

    Najbliža prodavnica je tamo dole. En yakın mağaza aşağıda.

  71. Da li ovo ide do...? — Bu ...-e gider mi?
    Da li ovo ide do...? Bu ...-e gider mi?

    Da li ovo ide do restorana? Bu restorana gider mi?

  72. Koja je stanica za...? — ... için hangi durak?
    Koja je stanica za...? ... için hangi durak?

    Koja je stanica za centar? Şehir merkezi için hangi durak?

  73. stanica — istasyon
    stanica istasyon

    Čekaju na železničkoj stanici. Tren istasyonunda bekliyorlar.

  74. autobuska stanica — otobüs durağı
    autobuska stanica otobüs durağı

    Autobuska stanica je blizu. Otobüs durağı yakında.

  75. metro stanica — metro istasyonu
    metro stanica metro istasyonu

    Ova metro stanica je veoma puna ljudi. Bu metro istasyonu çok kalabalık.

  76. hotel — otel
    hotel otel

    Možeš da rezervišeš hotel online. İnternetten bir otel ayırtabilirsin.

  77. apoteka — eczane
    apoteka eczane

    Mark radi u apoteci. Mark eczanede çalışıyor.

  78. banka — banka
    banka banka

    On ide u banku. Bankaya gidiyor.

  79. toalet — tuvalet
    toalet tuvalet

    Ovo je čist toalet. Bu temiz bir tuvalet.

  80. supermarket — süpermarket
    supermarket süpermarket

    Kupujemo hranu u supermarketu. Süpermarketten yiyecek alırız.

  81. restoran — restoran
    restoran restoran

    Mnogo vole taj restoran. O restoranı çok seviyorlar.

  82. kafić — kafe
    kafić kafe

    Džejn radi u kafiću. Jane kafede çalışıyor.

  83. park — park
    park park

    Ona voli zeleni park. Yeşil parkı seviyor.

  84. bolnica — hastane
    bolnica hastane

    Bolnica pomaže bolesnim ljudima. Hastane hasta insanlara yardım eder.

  85. aerodrom — havalimanı
    aerodrom havalimanı

    Stigli smo na aerodrom. Havalimanına vardık.

  86. stadion — stadyum
    stadion stadyum

    Išli smo na stadion. Stadyuma gittik.

  87. fabrika — fabrika
    fabrika fabrika

    Ova fabrika proizvodi odeću. Bu fabrika kıyafet üretiyor.

  88. univerzitet — üniversite
    univerzitet üniversite

    Ona studira na univerzitetu. O, üniversitede okuyor.

  89. fakultet — üniversite
    fakultet üniversite

    Ona studira na fakultetu. O, üniversitede okuyor.

  90. klub — kulüp
    klub kulüp

    Učlanili smo se u sportski klub. Spor kulübüne katıldık.

  91. zatvor — hapishane
    zatvor hapishane

    Kriminalac je pobegao iz zatvora. Suçlu hapishaneden kaçtı.

  92. kula — kule
    kula kule

    Vidim visoku kulu. Yüksek kuleyi görüyorum.

  93. tržni centar — alışveriş merkezi
    tržni centar alışveriş merkezi

    Kupio sam cipele u tržnom centru. Ayakkabıları alışveriş merkezinden aldım.

  94. opština — belediye binası
    opština belediye binası

    Našli smo se kod opštine. Belediye binasında buluştuk.

  95. policijska stanica — karakol
    policijska stanica karakol

    Vidim policijsku stanicu. Karakolu görüyorum.

  96. vatrogasna stanica — itfaiye istasyonu
    vatrogasna stanica itfaiye istasyonu

    Živim blizu vatrogasne stanice. İtfaiye istasyonunun yakınında yaşıyorum.

  97. Skreni levo — Sola dön
    Skreni levo Sola dön

    Skreni levo ovde. Burada sola dön.

  98. Skreni desno — sağa dön
    Skreni desno sağa dön

    Skreni desno na raskrsnici. Kavşakta sağa dön.

  99. Idi pravo — Dümdüz git
    Idi pravo Dümdüz git

    Idi pravo do škole. Okula dümdüz git.

  100. Blizu je — yakın
    Blizu je yakın

    Blizu je. Yakın.

Kelime 401–500

  1. Daleko je. — Uzak.
    Daleko je. Uzak.

    Daleko je. Uzak.

  2. preko puta — caddenin karşısında
    preko puta caddenin karşısında

    Živi preko puta. O, caddenin karşısında oturuyor.

  3. Na uglu — Köşede
    Na uglu Köşede

    Ona čeka na uglu. Köşede bekliyor.

  4. Na semaforu — Trafik ışığında
    Na semaforu Trafik ışığında

    Stali smo na semaforu. Trafik ışığında durduk.

  5. Na raskrsnici — Kavşakta
    Na raskrsnici Kavşakta

    Kafić je na raskrsnici. Bar kavşakta.

  6. pešački prelaz — yaya geçidi
    pešački prelaz yaya geçidi

    Taj pešački prelaz je veoma bezbedan. O yaya geçidi çok güvenli.

  7. jedan blok dalje — Bir blok ötede
    jedan blok dalje Bir blok ötede

    Muzej je jedan blok dalje. Müze bir blok ötede.

  8. Prati znakove — Tabelaları takip et
    Prati znakove Tabelaları takip et

    Prati znakove do bezbednosti. Güvenliğe ulaşmak için tabelaları takip et.

  9. kofer — valiz
    kofer valiz

    Jesi li već spakovao kofer? Valizini çoktan hazırladın mı?

  10. magnet — mıknatıs
    magnet mıknatıs

    Mali magnet je poklon. Küçük mıknatıs bir hediye.

  11. četka za kosu — saç fırçası
    četka za kosu saç fırçası

    Ona ne može da nađe svoju četku za kosu. Saç fırçasını bulamıyor.

  12. jastuk — yastık
    jastuk yastık

    Ovaj jastuk je mekan i topao. Bu yastık yumuşak ve sıcak.

  13. ćebe — battaniye
    ćebe battaniye

    Uzmi ćebe ako ti je hladno. Üşüyorsan bir battaniye al.

  14. dušek — yatak
    dušek yatak

    Naš novi dušek je zaista udoban. Yeni yatağımız gerçekten çok rahat.

  15. zavesa — perde
    zavesa perde

    Molim te otvori zavesu, mračno je. Lütfen perdeyi aç, karanlık.

  16. roletna — jaluzi
    roletna jaluzi

    Obično zatvaram roletne uveče. Genellikle geceleri jaluzileri kapatırım.

  17. tepih — halı
    tepih halı

    Pod tepihom ima prašine. Halının altında toz var.

  18. vaza — vazo
    vaza vazo

    Ova vaza izgleda skupo. Bu vazo pahalı görünüyor.

  19. metla — süpürge
    metla süpürge

    Ima li ovaj stan metlu? Bu dairede süpürge var mı?

  20. toalet papir — tuvalet kağıdı
    toalet papir tuvalet kağıdı

    O ne, nestalo je toalet papira! Eyvah, tuvalet kağıdı bitmiş!

  21. vuna — yün
    vuna yün

    Ova ovca ima gustu vunu. Koyunun kalın bir yünü var.

  22. metal — metal
    metal metal

    Trebaju nam drvo i metal. Odun ve metale ihtiyacımız var.

  23. plastičan — plastik
    plastičan plastik

    Ona pere plastičnu činiju. Plastik kaseyi yıkıyor.

  24. koža — deri
    koža deri

    Kupio sam novu kožnu torbu. Yeni bir deri çanta aldım.

  25. pamuk — pamuk
    pamuk pamuk

    Farmer uzgaja pamuk. Çiftçi pamuk yetiştiriyor.

  26. svila — ipek
    svila ipek

    Ova svila je veoma mekana. Bu ipek çok yumuşak.

  27. guma — kauçuk
    guma kauçuk

    Lopta je napravljena od gume. Top kauçuktan yapılmıştır.

  28. teksas — kot
    teksas kot

    Kupio je debelo teksas platno. Kalın bir kot kumaş satın aldı.

  29. keramički — seramik
    keramički seramik

    Oprala je keramičku činiju. Seramik kaseyi yıkadı.

  30. mermer — mermer
    mermer mermer

    Isekli su beli mermer. Beyaz mermeri kestiler.

  31. cigla — tuğla
    cigla tuğla

    On drži crvenu ciglu. Elinde kırmızı bir tuğla tutuyor.

  32. čelik — çelik
    čelik çelik

    Oni prave alat od čelika. Aletleri çelikten yapıyorlar.

  33. iza — arkasında
    iza arkasında

    To je iza te zgrade. O, şu binanın arkasında.

  34. ispred — önünde
    ispred önünde

    Ona je ispred mene. O benim önümde.

  35. između — arasında
    između arasında

    Park je između dve kuće. Park iki evin arasında.

  36. pored — yanında
    pored yanında

    Ta prodavnica je pored moje kuće. O mağaza evimin yanında.

  37. suprotan — ters
    suprotan ters

    Idemo u suprotnom smeru. Ters yöne gidiyoruz.

  38. preko puta — karşısında
    preko puta karşısında

    Živimo preko puta prodavnice. Mağazanın karşısında yaşıyoruz.

  39. iza ugla — hemen köşede
    iza ugla hemen köşede

    Sada živi iza ugla. O şimdi hemen köşede yaşıyor.

  40. prema — -e doğru
    prema -e doğru

    Deca idu prema velikom drvetu. Çocuklar büyük ağaca doğru yürüyorlar.

  41. pored — yanından
    pored yanından

    Treba da prođeš pored mosta. Köprünün yanından geçmen gerekiyor.

  42. na kraju ulice — sokağın sonunda
    na kraju ulice sokağın sonunda

    Živim na kraju ulice. Sokağın sonunda yaşıyorum.

  43. na levoj strani — solda
    na levoj strani solda

    Ona se parkira na levoj strani. Solda park ediyor.

  44. sa desne strane — sağda
    sa desne strane sağda

    Nalaze se sa desne strane. Onlar sağda.

  45. iznad — üzerinde
    iznad üzerinde

    Sunce je iznad planine. Güneş dağın üzerindedir.

  46. ispod — aşağısında
    ispod aşağısında

    Selo se nalazi ispod planine. Köy dağın aşağısında.

  47. na vrhu — en üstte
    na vrhu en üstte

    Kutija je na vrhu. Kutu en üstte.

  48. blizu — yakınında
    blizu yakınında

    Živim blizu reke. Nehrin yakınında yaşıyorum.

  49. u sredini — ortasında
    u sredini ortasında

    On stoji u sredini. Tam ortasında duruyor.

  50. u — içinde
    u içinde

    Pas je u kući. Köpek evin içinde.

  51. mesto — yer
    mesto yer

    Pronašli smo sigurno mesto. Güvenli bir yer bulduk.

  52. prodavnica — mağaza
    prodavnica mağaza

    Mi kupujemo hranu u prodavnici. Yiyeceklerimizi mağazadan alıyoruz.

  53. kuća — ev
    kuća ev

    Porodica živi u toj kući. Aile o evde yaşıyor.

  54. autobuska stanica — otogar
    autobuska stanica otogar

    Čekam na autobuskoj stanici. Otogarda bekliyorum.

  55. centar grada — şehir merkezi
    centar grada şehir merkezi

    Živim blizu centra grada. Şehir merkezine yakın bir yerde yaşıyorum.

  56. tržni centar — alışveriş merkezi
    tržni centar alışveriş merkezi

    Tržni centar je veoma veliki. Alışveriş merkezi çok büyük.

  57. fontana — çeşme
    fontana çeşme

    Ta fontana ima veoma bistru vodu. O çeşmenin suyu çok berrak.

  58. kružni tok — döner kavşak
    kružni tok döner kavşak

    Ovaj kružni tok pomaže saobraćaju. Bu döner kavşak trafiği rahatlatıyor.

  59. raskrsnica — kavşak
    raskrsnica kavşak

    Zaustavili smo se na raskrsnici. Kavşakta durduk.

  60. most — köprü
    most köprü

    Ljudi šetaju preko mosta. İnsanlar köprüden yürür.

  61. tunel — tünel
    tunel tünel

    Auto vozi kroz tunel. Araba bir tünelden geçiyor.

  62. stop znak — dur tabelası
    stop znak dur tabelası

    Moraš poštovati stop znak. Dur tabelasına uyman gerekiyor.

  63. nadvožnjak — üst geçit
    nadvožnjak üst geçit

    Izgradili su nadvožnjak blizu kuće. Evin yakınına bir üst geçit yaptılar.

  64. podvožnjak — alt geçit
    podvožnjak alt geçit

    Proći ćemo kroz podvožnjak. Alt geçitten yürüyeceğiz.

  65. orijentir — simgesel yapı
    orijentir simgesel yapı

    Orijentir se nalazi blizu reke. Simgesel yapı nehrin yakınındadır.

  66. saobraćajni znak — trafik işareti
    saobraćajni znak trafik işareti

    Ovaj saobraćajni znak znači stop. Bu trafik işareti dur anlamına geliyor.

  67. kip — heykel
    kip heykel

    Video je prelepi kip. Güzel heykeli gördü.

  68. spomenik — anıt
    spomenik anıt

    Posetili su visoki spomenik. Onlar yüksek anıtı ziyaret ettiler.

  69. sever — kuzey
    sever kuzey

    Sever ovog grada je zanimljiv. Bu şehrin kuzeyi ilginç.

  70. jug — güney
    jug güney

    Vetar duva sa juga. Rüzgâr güneyden geliyor.

  71. istok — doğu
    istok doğu

    Vetar duva sa istoka. Rüzgâr doğudan geliyor.

  72. zapad — batı
    zapad batı

    Sunce zalazi na zapadu. Güneş batıda batar.

  73. severoistok — kuzeydoğu
    severoistok kuzeydoğu

    Ben živi u severoistočnom delu. Ben kuzeydoğu bölgesinde yaşıyor.

  74. severozapad — kuzeybatı
    severozapad kuzeybatı

    Ta država je na severozapadu. O eyalet kuzeybatıda.

  75. jugoistok — güneydoğu
    jugoistok güneydoğu

    On živi u jugoistočnom regionu. O, güneydoğu bölgesinde yaşıyor.

  76. jugozapad — güneybatı
    jugozapad güneybatı

    Vozili su se na jugozapad. Güneybatıya doğru sürdüler.

  77. polukružno okretanje — U dönüşü
    polukružno okretanje U dönüşü

    Ovo je polukružno okretanje. Bu bir U dönüşü.

  78. slepa ulica — çıkmaz sokak
    slepa ulica çıkmaz sokak

    Ta ulica je slepa ulica. O sokak bir çıkmaz sokak.

  79. pokretne stepenice — yürüyen merdiven
    pokretne stepenice yürüyen merdiven

    Pokretne stepenice te vode na poslednji sprat. Yürüyen merdiven seni en üst kata çıkarır.

  80. rampa — rampa
    rampa rampa

    Invalidskim kolicima su potrebne rampe. Tekerlekli sandalyeler rampa gerektirir.

  81. vreme — hava
    vreme hava

    Danas je lepo vreme. Bugün hava güzel.

  82. sunčan — güneşli
    sunčan güneşli

    On voli sunčan dan. Güneşli bir günü sever.

  83. oblačan — bulutlu
    oblačan bulutlu

    Očekuju oblačno popodne. Bulutlu bir öğleden sonra bekliyorlar.

  84. kišni — yağmurlu
    kišni yağmurlu

    Kišni dan može biti prijatan. Yağmurlu bir gün huzurlu olabilir.

  85. vetrovito — rüzgarlı
    vetrovito rüzgarlı

    Napolju je vetrovito. Dışarısı rüzgarlı.

  86. vruć — sıcak
    vruć sıcak

    Ovaj čaj je veoma vruć. Bu çay çok sıcak.

  87. hladan — soğuk
    hladan soğuk

    Hladan vetar duva zimi. Kışın soğuk rüzgar eser.

  88. topao — ılık
    topao ılık

    Danas je na plaži bilo toplo. Bugün plaj ılıktı.

  89. proleće — ilkbahar
    proleće ilkbahar

    Cveće voli proleće. Çiçekler ilkbaharı sever.

  90. leto — yaz
    leto yaz

    Leto je veoma toplo godišnje doba. Yaz çok sıcak bir mevsimdir.

  91. jesen — sonbahar
    jesen sonbahar

    Jesen je moje omiljeno godišnje doba. Sonbahar en sevdiğim mevsimdir.

  92. zima — kış
    zima kış

    Zima može biti veoma hladna ovde. Kış burada çok soğuk olabilir.

  93. sunce — güneş
    sunce güneş

    Sunce sija na nebu. Güneş gökyüzünde parlıyor.

  94. Mesec — ay
    Mesec ay

    Vidim sjajan Mesec. Parlak ayı görüyorum.

  95. zvezda — yıldız
    zvezda yıldız

    Vidim jednu sjajnu zvezdu. Parlak bir yıldız görüyorum.

  96. nebo — gökyüzü
    nebo gökyüzü

    Ptice lete na nebu. Kuşlar gökyüzünde uçar.

  97. oblak — bulut
    oblak bulut

    Tamni oblak sakriva sunce. Karanlık bir bulut güneşi gizliyor.

  98. kiša — yağmur
    kiša yağmur

    Kiša pada sa neba. Yağmur gökyüzünden yağıyor.

  99. vetar — rüzgar
    vetar rüzgar

    Osećamo hladan vetar. Soğuk rüzgarı hissediyoruz.

  100. oluja — fırtına
    oluja fırtına

    Jaka oluja je polomila drveće. Şiddetli fırtına ağaçları devirdi.

Kişisel ve sınıf içi kullanım için ücretsiz.

Mini test

İlk 100 kelimeden beş soru.

Daha fazla Sırpça

Konulara göre Sırpça kelimeler

En çok kullanılan Sırpça kelimeler, sıralı

Bu 500 Sırpça kelimeyi sırasıyla öğren.

Uygulama bunları 12’şerli gruplar hâlinde, resim ve sesle öğretir; her birini unutmadan önce yeniden karşına çıkarır. iPhone ve Android için ücretsiz.

Uygulamayı indirmek için telefonunun kamerasıyla tara.