Restoranda İngilizce: yemek siparişi kelimeleri
Restoranda İngilizce: menu (menü), table (masa), water (su), coffee (kahve), tea (çay), The bill, please (Hesap, lütfen). Aşağıda Flashcardly kursunun 54, 55, 93 ve 95. derslerinde geçen 48 kelimenin hepsi var; her biri resimli ve doğal telaffuzlu.
Bu 48 kelimeyi uygulamada öğren
Resimli, doğal telaffuzlu kartlar; her kelime tam unutmak üzereyken yeniden karşına çıkar. iPhone ve Android için ücretsiz.
İngilizce restoran ve sipariş: 48 kelimenin hepsi
Dinlemek için bir resme dokun.
Türkçe anlamlar gizli. Kelimeyi söyle, sonra kontrol etmek için gri kutuya dokun.
54. ders · Kafe ve Restoran 1 12 kelime
- table masa
Can you put this salad on the table?
Bu salatayı masaya koyabilir misin?
- menu menü
They have a large menu.
Geniş bir menüleri var.
- reservation rezervasyon
We have a reservation.
Rezervasyonumuz var.
- server garson
The servers are working hard.
Garsonlar çok çalışıyor.
- order sipariş
We place our order now.
Şimdi sipariş veriyoruz.
- water su
She drinks cold water.
O soğuk su içer.
- coffee kahve
They drink strong coffee.
Onlar sert kahve içerler.
- tea çay
Hot tea in the winter is the best.
Kışın sıcak çay en iyisidir.
- beer bira
I'd like another beer, please.
Bir bira daha alabilir miyim lütfen?
- wine şarap
Can we have this wine, please?
Bu şarabı alabilir miyiz lütfen?
- The bill, please. Hesap, lütfen.
The bill, please.
Hesap, lütfen.
- delicious lezzetli
That pie is delicious!
O turta lezzetli!
55. ders · Restoran 2 12 kelime
- starter başlangıç
We will order a starter first.
Önce bir başlangıç sipariş edeceğiz.
- main course ana yemek
I love the main course.
Ana yemeği seviyorum.
- dessert tatlı
She likes the dessert.
Tatlıyı seviyor.
- today's special günün spesiyali
That is today's special.
O, günün spesiyali.
- menu of the day günün menüsü
They have the menu of the day.
Onlarda günün menüsü var.
- table for two iki kişilik masa
We need a table for two.
İki kişilik masa istiyoruz.
- reservation under adına rezervasyon
She has reservation under Smith.
Smith adına rezervasyon var.
- tap water musluk suyu
I usually drink tap water.
Genelde musluk suyu içerim.
- split the bill hesabı paylaşmak
We can split the bill.
Hesabı paylaşmak mümkün.
- pay together beraber ödemek
We will pay together.
Beraber ödeyeceğiz.
- tip bahşiş
I always give big tips.
Her zaman bol bahşiş veririm.
- pay at the counter kasada ödemek
Can we pay at the counter?
Kasada ödeyebilir miyiz?
93. ders · İçecekler ve Kafe 12 kelime
- still water gazsız su
Still water is the best.
Gazsız su en iyisi.
- sparkling water maden suyu
You drink sparkling water often.
Sık sık maden suyu içersin.
- coffee kahve
She drinks strong coffee daily.
O her gün sert kahve içer.
- tea çay
We drink tea every morning.
Her sabah çay içeriz.
- milk süt
They drink milk with lunch.
Öğle yemeğiyle süt içerler.
- juice meyve suyu
This juice tastes very sweet.
Bu meyve suyunun tadı çok tatlı.
- hot chocolate sıcak çikolata
I like hot chocolate when it's cold.
Hava soğukken sıcak çikolata severim.
- lemonade limonata
She likes cold lemonade.
O, soğuk limonata sever.
- cup fincan
Do you need a clean cup?
Temiz bir fincana ihtiyacın var mı?
- glass bardak
Where did you put my glass?
Bardağımı nereye koydun?
- straw pipet
We use a paper straw here.
Burada kağıt pipet kullanıyoruz.
- ice buz
I want orange juice with ice.
Buzlu portakal suyu istiyorum.
95. ders · Öğünler ve Yemek Saatleri 12 kelime
- food yemek
She cooks food for us.
Bizim için yemek pişiriyor.
- meal öğün
The family ate a large meal.
Aile büyük bir öğün yedi.
- breakfast kahvaltı
I eat breakfast every morning.
Her sabah kahvaltı yaparım.
- lunch öğle yemeği
We eat lunch with them.
Onlarla birlikte öğle yemeği yiyoruz.
- dinner akşam yemeği
We ate dinner together.
Birlikte akşam yemeği yedik.
- brunch branç
We are eating brunch together.
Birlikte branç yapıyoruz.
- full dolu
The cup is full of water.
Bardak suyla dolu.
- help yardım etmek
My friend is helping me.
Arkadaşım bana yardım ediyor.
- takeout paket servis
We ordered takeout for dinner.
Akşam yemeği için paket servis söyledik.
- portion porsiyon
The portion is very big.
Porsiyon çok büyük.
- supper akşam yemeği
The family ate supper together.
Aile akşam yemeğini birlikte yedi.
- midnight snack gece atıştırmalığı
He ate a midnight snack.
Gece atıştırmalığı yedi.
Kişisel ve sınıf içi kullanım için ücretsiz. Kâğıt kartlarla mı çalışıyorsun? Kartları kutulara nasıl ayıracağını buradan öğren.
Daha fazla İngilizce kelime
Konulara göre İngilizce kelimeler
- Sayılar1–100
- Sıra sayıları12
- Haftanın günleri12
- Aylar12
- Renkler19
- Aile bireyleri36
- Vücut bölümleri24
- Yiyecekler44
- Hayvanlar36
- Kıyafetler41
- Takılar ve aksesuarlar12
- Mevsimler ve hava durumu24
- Selamlaşma12
- Meyveler16
- Sebzeler12
- Mutfak eşyaları36
- Restoran ve sipariş48
- Para ve alışveriş25
- Evin bölümleri48
- Meslekler36
- Duygular36
- Okul eşyaları48
- Ulaşım araçları48
- Yön tarifi48
- Edatlar18
- Şehirdeki yerler48
- Sağlık ve hastalıklar36
- Sporlar60
- Hobiler36
- Doğa ve bitkiler36
- Gezegenler ve uzay24
- Bayramlar ve kutlamalar12
- Şekiller12
- Kibar ifadeler24
- Sohbet ifadeleri36
Kelime listeleri
Alfabe