En çok kullanılan 100 Felemenkçe kelime
Her kelime resmi, doğal telaffuzu ve Türkçe çevirili bir örnek cümleyle. Kelimeyi ya da cümleyi dinlemek için hoparlöre dokun.
Bu 100 kelimeyi uygulamada öğren
Resimli, doğal telaffuzlu kartlar; her kelime tam unutmak üzereyken yeniden karşına çıkar. iPhone ve Android için ücretsiz.
Bu liste nasıl sıralandı?
Liste, Flashcardly Felemenkçe kursunun sırasını izler: sıklığa ve günlük hayattaki faydasına göre, dil öğretmenlerinin katkısıyla. Ham bir derlem sayımı değildir; bu yüzden listenin başı “ve”, “bir” gibi küçük kelimelerin karşılıklarıyla dolmaz, “adam” ise 13. sırada yer alır.
Liste
Dinlemek için bir resme dokun.
-
Hallo MerhabaHallo, hoe gaat het? Merhaba, nasılsın?
-
Welkom hoş geldinizWelkom in ons huis. Evimize hoş geldiniz.
-
Goedemorgen GünaydınGoedemorgen! Günaydın!
-
ja evetJa, ik begrijp het. Evet, anlıyorum.
-
Goedenavond İyi akşamlarGoedenavond! İyi akşamlar!
-
nee hayırZe zei nee. Hayır dedi.
-
doei Hoşça kalDoei, Anna! Hoşça kal, Anna!
-
Goedemiddag TünaydınGoedemiddag! Tünaydın!
-
Tot snel Yakında görüşürüzTot snel, Mia! Yakında görüşürüz, Mia!
-
Tot morgen Yarın görüşürüzTot morgen! Yarın görüşürüz!
-
Aangenaam Memnun oldumAangenaam kennis te maken! Ben de memnun oldum!
-
Hoe gaat het met je Nasılsın?Hoe gaat het met je vandaag? Bugün nasılsın?
-
de man adamDe man leest het boek. Adam kitabı okuyor.
-
de vrouw kadınDe vrouw draagt een hoed. Kadın şapka takıyor.
-
de jongen erkek çocukDe jongen speelt met speelgoed. Erkek çocuk oyuncaklarla oynuyor.
-
het meisje kızHet meisje heeft een bal. Kızın bir topu var.
-
de persoon kişiHij is een aardig persoon. O iyi bir kişi.
-
de mensen insanlarDe mensen zijn erg blij. İnsanlar çok mutlu.
-
de volwassene yetişkinIk ben een volwassene. Ben bir yetişkinim.
-
de baby bebekDe baby heeft melk nodig. Bebeğin süte ihtiyacı var.
-
meneer BayMeneer Smith leest graag boeken. Bay Smith kitap okumayı sever.
-
mevrouw BayanMevrouw Smith is een lerares. Bayan Smith bir öğretmen.
-
de buurman komşuMijn buurman is erg vriendelijk. Komşum çok cana yakın.
-
de vriend arkadaşMijn vriend leest graag boeken. Arkadaşım kitap okumayı sever.
-
vandaag bugünVandaag is een goede dag. Bugün güzel bir gün.
-
morgen yarınMorgen is een nieuwe dag. Yarın yeni bir gün.
-
gisteren dünIk heb haar gisteren gezien. Onu dün gördüm.
-
nu şimdiHij wil het nu. Onu şimdi istiyor.
-
de middag öğleden sonraIk vind de middag fijn. Öğleden sonrayı severim.
-
de avond akşamDe avond is rustig. Akşam sessiz.
-
de minuut dakikaWe hebben vijf minuten nodig. Beş dakikaya ihtiyacımız var.
-
de ochtend sabahIk eet 's ochtends mijn ontbijt. Sabah kahvaltı yaparım.
-
later sonraIk doe het later. Onu sonra yapacağım.
-
vroeg erkenZij wordt vroeg wakker. O erken uyanır.
-
te laat geçHij is vaak te laat. O sık sık geç kalır.
-
het uur saatDe les duurt één uur. Ders bir saat sürüyor.
-
Hoe heet je? Adın ne?Hoe heet je? Adın ne?
-
Mijn naam is Benim adımMijn naam is Emily. Benim adım Emily.
-
Waar kom je vandaan? NerelisinWaar kom je vandaan? Nerelisin?
-
Ik kom uit ... AlmanyalıyımIk kom uit Duitsland. Ben Almanyalıyım.
-
Waar woon je Nerede yaşıyorsun?Waar woon je? Nerede yaşıyorsun?
-
Ik woon in ...'da yaşıyorumIk woon in Japan. Japonya'da yaşıyorum.
-
Welke talen spreek je? Hangi dilleri konuşuyorsun?Welke talen spreek je? Hangi dilleri konuşuyorsun?
-
ik spreek konuşuyorumIk spreek goed Engels. İngilizceyi iyi konuşuyorum.
-
Ik spreek een beetje ... Biraz konuşuyorumIk spreek een beetje Frans. Fransızca biraz konuşuyorum.
-
Waar ben je geboren Nerede doğdunWaar ben je geboren? Nerede doğdun?
-
Wat is je achternaam? Soyadın ne?Wat is je achternaam? Soyadın ne?
-
Dit is mijn vriend(in) Bu arkadaşımDit is mijn vriendin Lisa. Bu arkadaşım Lisa.
-
maken yapmakIk maak goede koffie. Güzel kahve yaparım.
-
krijgen almakHij kreeg een cadeau. O bir hediye aldı.
-
hebben sahip olmakEmma heeft een auto. Emma bir arabaya sahip.
-
eten yemekZij eten appels. Onlar elma yiyorlar.
-
drinken içmekDrink jij koffie? Kahve içer misin?
-
slapen uyumakIk wil nu slapen. Şimdi uyumak istiyorum.
-
zien görmekKun je het huis zien? Evi görebiliyor musun?
-
kijken naar bakmakAdam vindt het leuk om naar foto's te kijken. Adam resimlere bakmayı sever.
-
lezen okumakDe student leest boeken. Öğrenci kitap okur.
-
openen açmakZij opent het raam. O, pencereyi açıyor.
-
sluiten kapatmakIk sluit de deur. Kapıyı kapatıyorum.
-
komen gelmekJe komt hier elke dag. Buraya her gün geliyorsun.
-
alsjeblieft LütfenWil je alsjeblieft de deur openen? Lütfen kapıyı açın.
-
Dank je wel Teşekkür ederimDank je wel voor je hulp. Yardımın için teşekkür ederim.
-
Graag gedaan. Rica ederimGraag gedaan. Rica ederim.
-
Pardon AffedersinizPardon, ik heb hulp nodig. Affedersiniz, yardıma ihtiyacım var.
-
sorry Özür dilerimHet spijt me. Özür dilerim.
-
Kun je me helpen? Bana yardım edebilir misin?Kun je me helpen? Bana yardım edebilir misin?
-
Kun je dat alsjeblieft herhalen? Tekrar edebilir misin lütfen?Kun je dat alsjeblieft herhalen? Onu tekrar edebilir misin lütfen?
-
Zou je wat langzamer kunnen spreken? Daha yavaş konuşabilir misin?Zou je wat langzamer kunnen spreken? Daha yavaş konuşabilir misin?
-
Mag ik ... alsjeblieft? ... alabilir miyim lütfen?Mag ik water alsjeblieft? Su alabilir miyim lütfen?
-
ik zou graag ... willen ... istiyorumIk zou graag nog wat thee willen. Biraz daha çay istiyorum.
-
Mag ik ...? alabilir miyimMag ik wat water? Biraz su alabilir miyim?
-
Is het goed als ...? Sakıncası var mı?Is het goed als ik ga zitten? Oturmamın sakıncası var mı?
-
nul sıfırNul is minder dan één. Sıfır birden küçüktür.
-
één birIk heb één appel. Bir elmam var.
-
twee ikiEr zijn twee katten. İki kedi var.
-
drie üçNee, drie is te veel. Hayır, üç çok fazla.
-
vier dörtGeef me er vier, alsjeblieft. Bana dört tane ver, lütfen.
-
vijf beşIk heb vijf honden. Beş köpeğim var.
-
zes altıHij kwam met zes vrienden. Altı arkadaşıyla geldi.
-
zeven yediIk ren zeven kilometer. Yedi kilometre koşuyorum.
-
acht sekizEen spin heeft acht poten. Bir örümceğin sekiz bacağı vardır.
-
negen dokuzNegen is mijn geluksgetal. Dokuz benim uğurlu sayımdır.
-
tien onWij hebben tien vingers. On parmağımız var.
-
plus artıTwee plus twee is vier. İki artı iki dört eder.
-
Ik begrijp het niet AnlamıyorumIk begrijp het niet. Anlamıyorum.
-
Kun je dat alsjeblieft herhalen? Tekrar edebilir misin lütfen?Kun je dat alsjeblieft herhalen? Tekrar edebilir misin lütfen?
-
Iets langzamer, alsjeblieft. Daha yavaş lütfenIets langzamer, alsjeblieft. Daha yavaş lütfen.
-
Wat betekent dat? Bu ne demek?Wat betekent dat? Bu ne demek?
-
Hoe zeg je dat in ...? nasıl denir?Hoe zeg je dat in het Spaans? Bu İspanyolcada nasıl denir?
-
Hoe spel je dat? Bunu nasıl hecelersin?Hoe spel je dat? Bunu nasıl hecelersin?
-
Kun je het opschrijven? Bunu yazabilir misin?Kun je het opschrijven, alsjeblieft? Bunu yazabilir misin, lütfen?
-
Kun je me ... laten zien Bana gösterebilir misin?Kun je me de foto laten zien? Fotoğrafı bana gösterebilir misin?
-
Spreek je ...? ... konuşuyor musun?Spreek je Engels? İngilizce konuşuyor musun?
-
Een momentje, alsjeblieft. Bir dakika lütfenEen momentje, alsjeblieft. Bir dakika lütfen.
-
Ik denk het wel. Öyle düşünüyorumIk denk het ook. Ben de öyle düşünüyorum.
-
Ik weet het niet. BilmiyorumIk weet het niet. Bilmiyorum.
-
dit buDit is mijn rode auto. Bu benim kırmızı arabam.
-
die oDie hond is erg vriendelijk. O köpek çok arkadaş canlısı.
-
hier buradaIk vind het fijn om hier te zijn. Burada olmayı seviyorum.
-
daar oradaWe spreken daar na het werk af. İşten sonra orada buluşuruz.
Kişisel ve sınıf içi kullanım için ücretsiz.