よく使うトルコ語の単語1,000語
どの単語にも、画像、ネイティブ音声、日本語訳つきの例文が付いています。 スピーカーをタップすると、単語や例文を聞けます。
このリストの順位の決め方
このリストは、Flashcardlyのトルコ語コースを順番どおりに並べたものです。頻度と日常生活での使いやすさをもとに、語学教師の意見も取り入れて並べています。コーパスの出現回数をそのまま数えたものではないため、「the」や「of」のような機能語がリストの上位を埋めることはありません(ちなみに「男の人」は13位です)。
単語リスト
画像をタップすると音声が流れます。
1〜100語目
-
Merhaba こんにちはMerhaba, nasılsın? こんにちは、お元気ですか?
-
hoş geldiniz ようこそEvimize hoş geldiniz. わが家へようこそ。
-
Günaydın おはようございますGünaydın! おはようございます。
-
evet はいEvet, anlıyorum. はい、分かります。
-
İyi akşamlar こんばんはİyi akşamlar! こんばんは。
-
hayır いいえHayır dedi. 彼女はいいえと言いました。
-
Hoşça kal さようならHoşça kal, Anna! さようなら、アンナさん。
-
Tünaydın こんにちはTünaydın! こんにちは!
-
Yakında görüşürüz また会いましょうYakında görüşürüz, Mia! ミアさん、また会いましょう。
-
Yarın görüşürüz また明日Yarın görüşürüz! また明日。
-
Memnun oldum はじめましてBen de memnun oldum! こちらこそ、はじめまして。
-
Nasılsın? お元気ですかBugün nasılsın? 今日はお元気ですか?
-
adam 男の人Adam kitabı okuyor. その男の人は本を読みます。
-
kadın 女性Kadın şapka takıyor. その女性は帽子をかぶっています。
-
erkek çocuk 男の子Erkek çocuk oyuncaklarla oynuyor. 男の子はおもちゃで遊びます。
-
kız 女の子Kızın bir topu var. その女の子はボールを持っています。
-
kişi 人O iyi bir kişi. 彼は優しい人です。
-
insanlar 人々İnsanlar çok mutlu. 人々はとても幸せです。
-
yetişkin 大人Ben bir yetişkinim. 私は大人です。
-
bebek 赤ちゃんBebeğin süte ihtiyacı var. 赤ちゃんはミルクが必要です。
-
Bay さんBay Smith kitap okumayı sever. スミスさんは本を読むのが好きです。
-
Bayan 夫人Bayan Smith bir öğretmen. スミス夫人は先生です。
-
komşu 隣人Komşum çok cana yakın. 私の隣人はとても親切です。
-
arkadaş 友達Arkadaşım kitap okumayı sever. 私の友達は本を読むのが好きです。
-
bugün 今日Bugün güzel bir gün. 今日はいい日です。
-
yarın 明日Yarın yeni bir gün. 明日は新しい日です。
-
dün 昨日Onu dün gördüm. 私は昨日彼女に会いました。
-
şimdi 今Onu şimdi istiyor. 彼は今、それを欲しがっています。
-
öğleden sonra 午後Öğleden sonrayı severim. 私は午後が好きです。
-
akşam 晩Akşam sessiz. 晩は静かです。
-
dakika 分Beş dakikaya ihtiyacımız var. 私たちは5分必要です。
-
sabah 朝Sabah kahvaltı yaparım. 私は朝に朝ご飯を食べます。
-
sonra 後でOnu sonra yapacağım. 私はそれを後でします。
-
erken 早いO erken uyanır. 彼女は早く起きます。
-
geç 遅れるO sık sık geç kalır. 彼はよく遅れます。
-
saat 時間Ders bir saat sürüyor. 授業は一時間です。
-
Adın ne? お名前は何ですか?Adın ne? お名前は何ですか?
-
Benim adım 私の名前はBenim adım Emily. 私の名前はエミリーです。
-
Nerelisin 出身はどこですか?Nerelisin? 出身はどこですか?
-
Almanyalıyım 〜出身ですBen Almanyalıyım. ドイツ出身です。
-
Nerede yaşıyorsun? どこに住んでいますかNerede yaşıyorsun? どこに住んでいますか?
-
...'da yaşıyorum 〜に住むJaponya'da yaşıyorum. 私は日本に住んでいます。
-
Hangi dilleri konuşuyorsun? 何語を話しますか?Hangi dilleri konuşuyorsun? 何語を話しますか?
-
konuşuyorum 話すİngilizceyi iyi konuşuyorum. 私は英語を上手に話します。
-
Biraz konuşuyorum 少し話すFransızca biraz konuşuyorum. 私はフランス語を少し話します。
-
Nerede doğdun どこで生まれましたかNerede doğdun? どこで生まれましたか?
-
Soyadın ne? 名字は何ですか?Soyadın ne? 名字は何ですか?
-
Bu arkadaşım こちらは私の友達の...ですBu arkadaşım Lisa. こちらは私の友達のリサです。
-
yapmak 作るGüzel kahve yaparım. 私は美味しいコーヒーを作ります。
-
almak もらうO bir hediye aldı. 彼はプレゼントをもらいました。
-
sahip olmak 持つEmma bir arabaya sahip. エマさんは車を持っています。
-
yemek 食べるOnlar elma yiyorlar. 彼らはりんごを食べています。
-
içmek 飲むKahve içer misin? コーヒーを飲みますか?
-
uyumak 寝るŞimdi uyumak istiyorum. 私は今寝たいです。
-
görmek 見えるEvi görebiliyor musun? 家が見えますか?
-
bakmak 見るAdam resimlere bakmayı sever. アダムさんは写真を見るのが好きです。
-
okumak 読むÖğrenci kitap okur. 学生は本を読みます。
-
açmak 開けるO, pencereyi açıyor. 彼女は窓を開けます。
-
kapatmak 閉めるKapıyı kapatıyorum. 私はドアを閉めます。
-
gelmek 来るBuraya her gün geliyorsun. あなたは毎日ここに来ます。
-
Lütfen くださいLütfen kapıyı açın. ドアを開けてください。
-
Teşekkür ederim ありがとうございますYardımın için teşekkür ederim. 手伝ってくれてありがとうございます。
-
Rica ederim どういたしましてRica ederim. どういたしまして。
-
Affedersiniz すみませんAffedersiniz, yardıma ihtiyacım var. すみません、助けが必要です。
-
Özür dilerim すみませんÖzür dilerim. すみません。
-
Bana yardım edebilir misin? 手伝ってもらえますか?Bana yardım edebilir misin? 手伝ってもらえますか?
-
Tekrar edebilir misin lütfen? もう一度言ってくださいOnu tekrar edebilir misin lütfen? もう一度言ってください。
-
Daha yavaş konuşabilir misin? もう少しゆっくり話していただけますかDaha yavaş konuşabilir misin? もう少しゆっくり話していたいただけけますか?
-
... alabilir miyim lütfen? 〜をいただけますかSu alabilir miyim lütfen? お水をいただけますか?
-
... istiyorum 〜をくださいBiraz daha çay istiyorum. お茶をもう少しください。
-
alabilir miyim 〜てもいいですかBiraz su alabilir miyim? お水をいただいてもいいですか?
-
Sakıncası var mı? ~てもいいですかOturmamın sakıncası var mı? 座ってもいいですか?
-
sıfır ゼロSıfır birden küçüktür. ゼロは一より小さいです。
-
bir 一Bir elmam var. 私はりんごを一個持っています。
-
iki 二İki kedi var. 猫が二匹います。
-
üç 三Hayır, üç çok fazla. いいえ、三個は多すぎます。
-
dört 四Bana dört tane ver, lütfen. 四個ください。
-
beş 五Beş köpeğim var. 私は犬が五匹います。
-
altı 六Altı arkadaşıyla geldi. 彼は六人の友達と来ました。
-
yedi 七Yedi kilometre koşuyorum. 私は七キロ走っています。
-
sekiz 八Bir örümceğin sekiz bacağı vardır. クモは足が八本あります。
-
dokuz 九Dokuz benim uğurlu sayımdır. 九は私のラッキーナンバーです。
-
on 十On parmağımız var. 私たちには指が十本あります。
-
artı プラスİki artı iki dört eder. 二プラス二は四です。
-
Anlamıyorum 分かりませんAnlamıyorum. 分かりません。
-
Tekrar edebilir misin lütfen? もう一度言ってくださいTekrar edebilir misin lütfen? もう一度言ってください。
-
Daha yavaş lütfen もっとゆっくりお願いしますDaha yavaş lütfen. もっとゆっくりお願いします。
-
Bu ne demek? どういう意味ですかBu ne demek? それはどういう意味ですか?
-
nasıl denir? 〜で何と言いますかBu İspanyolcada nasıl denir? それはスペイン語で何と言いますか?
-
Bunu nasıl hecelersin? それはどう書きますかBunu nasıl hecelersin? それはどう書きますか?
-
Bunu yazabilir misin? 書いてもらえますかBunu yazabilir misin, lütfen? 書いてもらえますか?
-
Bana gösterebilir misin? 見せてくれますかFotoğrafı bana gösterebilir misin? 写真を見せてくれますか?
-
... konuşuyor musun? 話しますかİngilizce konuşuyor musun? 英語を話しますか?
-
Bir dakika lütfen ちょっと待ってくださいBir dakika lütfen. ちょっと待ってください。
-
Öyle düşünüyorum そう思いますBen de öyle düşünüyorum. 私もそう思います。
-
Bilmiyorum わかりませんBilmiyorum. わかりません。
-
bu これBu benim kırmızı arabam. これは私の赤い車です。
-
o そのO köpek çok arkadaş canlısı. その犬はとてもフレンドリーです。
-
burada ここBurada olmayı seviyorum. ここにいるのが好きです。
-
orada そこİşten sonra orada buluşuruz. 仕事の後にそこで会います。
101〜200語目
-
başka bir もう一つBaşka bir dilim pasta istiyor. 彼はケーキをもう一つ欲しがっています。
-
aynı 同じAynı mavi gömleği giyiyoruz. 私たちは同じ青いシャツを着ます。
-
bunlar これらBunlar yemeye hazır. これらのりんごは食べ頃です。
-
o それらのO kurabiyeler çok güzel görünüyor. それらのクッキーはとても美味しそうです。
-
tam burada ここAnahtarlar tam burada. 鍵はここにあります。
-
orada あそこAyakkabılarım orada. 私の靴はあそこにあります。
-
üstünde 上Kedi masanın üstünde. 猫はテーブルの上にいます。
-
altında 下Köpek masanın altında. 犬はテーブルの下にいます。
-
Nasıl gidiyor? 最近どうですかNasıl gidiyor? 最近どうですか?
-
Görüşmeyeli uzun zaman oldu お久しぶりですGörüşmeyeli uzun zaman oldu. お久しぶりです。
-
Nelerden hoşlanırsın? 何を楽しんでいますかNelerden hoşlanırsın? 何を楽しんでいますか?
-
Neler yapıyorsun? 何をしているŞu an neler yapıyorsun? 今は何をしていますか?
-
İyi günler 良い一日をİyi günler, John! ジョンさん、良い一日を過ごしてください。
-
Kendine iyi bak 気をつけてくださいKendine iyi bak. Yarın görüşürüz. 気をつけてください。また明日。
-
Bol şanslar 頑張ってくださいBol şanslar! Sana inanıyorum! 頑張ってください!信じています。
-
Tebrikler おめでとうございますTebrikler! Zor işi bitirdin. おめでとうございます!大変な仕事を終えました。
-
Şerefe! 乾杯Şerefe! 乾杯!
-
Sorun değil. 問題ありませんSorun değil, sana yardım edebilirim. 問題ありません。お手伝いできます。
-
Merak etme 心配しないでくださいMerak etme, her şey iyi olacak. 心配しないでください、大丈夫ですよ。
-
Kulağa hoş geliyor いいですねKulağa hoş geliyor, teşekkürler! いいですね、ありがとうございます。
-
bilmek 知るCevabı şimdi biliyorsun. あなたは今、答えを知っています。
-
sormak 尋ねるErkek kardeşine sorabilirsin. お兄さんに尋ねてもいいですよ。
-
duymak 聞こえるO sesi duyabiliyor musun? あの音が聞こえますか?
-
öğrenmek 学ぶHer gün yeni bir şey öğrenirsin. 毎日何か新しいことを学びます。
-
konuşmak 話すArkadaşlarınla konuşmayı sever misin? 友達と話すのが好きですか?
-
demek 言うBir şey demek istiyorum. 私は何か言いたいです。
-
seçmek 選ぶEn sevdiğin rengi seçersin. 好きな色を選びます。
-
yazmak 書くÖğrenciler bir hikaye yazıyor. 学生たちは物語を書きます。
-
aramak 電話するSeni arayacağım. 私はあなたに電話します。
-
dinlemek 聞くRadyo dinliyorum. 私はラジオを聞きます。
-
çalışmak 勉強するHer sınava çok çalışırım. 私はどのテストも一生懸命勉強します。
-
söylemek 教えるBana adını söylüyor. 彼は私に名前を教えます。
-
buluşmak 会うSeninle yarın buluşacağım. 明日あなたに会います。
-
katılmak 加わるGrubumuza katılacak. 彼女は私たちのグループに加わります。
-
keyif almak 楽しむMüzikten keyif alıyoruz. 私たちは音楽を楽しんでいます。
-
betimlemek 説明するÇocuk hayvanı betimledi. その男の子はその動物について説明しました。
-
açıklamak 説明するSorunu o açıklayacak. 彼女がその問題を説明します。
-
öğretmek 教えるYeni öğrencilere ders öğretiyorum. 私は新入生に教えます。
-
tanıştırmak 紹介するArkadaşımı tanıştıracağım. 友達を紹介します。
-
kabul etmek 受け取るHediyeyi kabul ediyor. 彼女はその贈り物を受け取ります。
-
reddetmek 拒むÇocuk yemeği reddediyor. その子供は食べ物を拒んでいます。
-
söz vermek 約束するSana yardım edeceğime söz veriyorum. あなたを助けると約束します。
-
tartışmak 話し合うYeni planı tartışıyorlar. 彼らは新しい計画について話し合っています。
-
iletişime geçmek 連絡するDoktorla iletişime geçeceğim. 医者に連絡します。
-
gülmek 笑うÇocuklar yüksek sesle gülüyorlar. 子供たちが大きな声で笑っています。
-
bağırmak 叫ぶÇocuk yardım için bağırıyor. その男の子は助けを求めて叫びます。
-
fısıldamak 囁くKulağıma fısıldıyor. 彼は私の耳元で囁きます。
-
el sallamak 手を振るVedalaşmak için el sallıyor. 彼女は別れの手を振る。
-
başını sallamak 頷くKadın başını sallıyor. その女性は頷いています。
-
sarılmak 抱きしめるAnne çocuğuna sarılıyor. 母親が子供を抱きしめています。
-
öpmek キスするAnne çocuğunu öpüyor. お母さんは子供にキスします。
-
işaret etmek 指さすÇocuk köpeği işaret ediyor. 子供が犬を指さしています。
-
göz kırpmak 瞬きするHızlıca göz kırpıyor. 彼は素早く瞬きしました。
-
kaşlarını çatmak 眉をひそめるBaba, oğluna kaşlarını çatıyor. 父親は息子に対して眉をひそめました。
-
esnemek あくびをするYorgun adam esniyor. 疲れた男性があくびをしています。
-
koklamak 嗅ぐKöpek yemeği kokluyor. 犬が食べ物の匂いを嗅いでいます。
-
iyi いいO iyi bir insan. 彼女はいい人です。
-
kötü 悪いO süt kötü kokuyor. その牛乳はにおいが悪いです。
-
büyük 大きいBüyük köpek zıplayabilir. その大きい犬はジャンプできます。
-
küçük 小さいBebeğin küçük elleri var. 赤ちゃんは手が小さいです。
-
yanlış 間違いCevabın yanlış. あなたの答えは間違いです。
-
kolay 易しいBu matematik problemi kolay. この数学の問題は易しいです。
-
zor 難しいO sınav zordu. あのテストは難しかったです。
-
hızlı 速いArabalar çok hızlı gider. 車はとても速く走ります。
-
yavaş 遅いKaplumbağa çok yavaş. かめはとても遅いです。
-
yeni 新しいBu yeni bir araba. これは新しい車です。
-
doğru 本当Bu hikaye doğru mu? この話は本当ですか?
-
yanlış 間違いCevap yanlış. その答えは間違いです。
-
istiyorum ~たいPizza yemek istiyorum. 私はピザを食べたいです。
-
gerekiyor なければならないOnu aramam gerekiyor. 彼女に電話をしなければなりません。
-
-eceğim つもりBirazdan yemek yiyeceğim. もうすぐ食べるつもりです。
-
isterim たいTenis oynamak isterim. 私はテニスをしたいです。
-
zorundayım なければならないŞimdi gitmek zorundayım. もう行かなければなりません。
-
alabilir miyim 〜てもいいですかSu alabilir miyim, lütfen? お水をもらってもいいですか?
-
bana yardım et 〜を手伝ってくださいLütfen bu çantayla bana yardım et. このカバンを持つのを手伝ってください。
-
bana nasıl ... göster やり方を教えてくださいBana bunu nasıl yapacağımı göster. これのやり方を教えてください。
-
şu an ...-amam 今は~できないŞu an yardım edemem. 今は手伝えません。
-
-maya çalışıyorum ~ようとするŞu an uyumaya çalışıyorum. 今、寝ようとしています。
-
... mümkün mü? ことができるBurada yüzmek mümkün mü? ここで泳ぐことができますか?
-
Nerede ...-ebilirim? どこで〜られますかÖğle yemeği nerede yiyebilirim? どこで昼ご飯を食べられますか?
-
Pazartesi 月曜日Pazartesi ilk gündür. 月曜日は最初の日です。
-
Salı 火曜日Salı her zaman eğlencelidir. 火曜日はいつも楽しいです。
-
Çarşamba 水曜日O çarşamba günü eve gider. 彼女は水曜日に家に帰ります。
-
Perşembe 木曜日Perşembe günü geliyor. 彼は木曜日に来ます。
-
Cuma 金曜日Cuma en iyi gündür. 金曜日は最高の日です。
-
Cumartesi 土曜日Cumartesi günü ayrılıyorum. 私は土曜日に出発します。
-
Pazar 日曜日Pazar günü dinleneceğim. 私は日曜日に休みます。
-
hafta içi 平日Hafta içi her sabah çalışıyor. 彼女は平日は毎朝働いています。
-
hafta sonu 週末Hafta sonunu kim sevmez? 週末が好きではない人はだれですか?
-
her gün 毎日Gazeteyi her gün okuruz. 私たちは毎日新聞を読みます。
-
haftalık 毎週Haberleri genellikle haftalık izlerim. 私はたいてい毎週ニュースを見ます。
-
aylık 毎月Aylık fiyatı ödüyorlar. 彼らは毎月の料金を払います。
-
gün 一日Bir gün bekledik. 私たちは一日待ちました。
-
gece 夜Biz geceleri uyuruz. 私たちは夜に眠ります。
-
hafta 週間Bir hafta kaldık. 私たちは1週間滞在しました。
-
ay ヶ月Bir ay boyunca çalıştı. 彼は1ヶ月間働きました。
-
yıl 年Bir yıl bekledik. 私たちは一年間待ちました。
-
zaman 時間Daha fazla zamana ihtiyacımız var. もっと時間が必要です。
-
an 少しの間Bir an bekledi. 彼は少しの間待った。
-
gelecek 将来Geleceği düşünüyorum. 私は将来について考えます。
201〜300語目
-
saat 時Saat yedide uyanırım. 私は7時に起きます。
-
gece yarısı 真夜中Gece yarısı yola çıkacağız. 私たちは真夜中に出発します。
-
öğle vakti 正午Öğle vakti güneş sıcaktır. 正午は太陽が熱いです。
-
bu gece 今夜Misafirler bu gece gelecekler. 今夜、お客様が到着します。
-
yardım 助けるYardım et! Başım dertte. 助けてください!困っています。
-
tehlike 危険Tehlikedeyiz! 私たちは危険な状態です。
-
polis 警察Polisi ara! 警察を呼んでください。
-
doktor 医者Bir doktora ihtiyacım var! 医者が必要です。
-
ambulans 救急車Ambulans çağır! 救急車を呼んでください。
-
itfaiyeci 消防士İtfaiyeciler kahramandır. 消防士はヒーローです。
-
kaza 事故Kaza yaptım. 私は事故に遭いました。
-
korumak 守るPolis bizi korur. 警察は私たちを守ります。
-
uyarmak 警告するOnları uyarmam lazım! 私は彼らに警告しなければなりません!
-
alarm アラームAlarm çaldı! アラームが鳴りました!
-
yangın 火事Yangın var! 火事です!
-
duman 煙Binadan duman çıkıyor! 建物から煙が出ています!
-
olarak çalışmak として働くOnlar hastane hemşireleri olarak çalışıyorlar. 彼らは病院の看護師として働いています。
-
satın almak 買うBurada meyve satın alabilirsin. ここで果物が買えます。
-
ödemek 払うBunun için ödemelisin. これのお金を払わなければなりません。
-
satmak 売るBurada taze meyve satıyorlar. ここでは新鮮な果物を売っています。
-
koymak 置くKitabı masaya koyuyor. 彼はテーブルの上に本を置きます。
-
oturmak 座るEmma o sandalyede oturuyor. エマさんはその椅子に座ります。
-
durmak 立つKapının yanında duruyorum. 私はドアのそばに立ちます。
-
yüzmek 泳ぐOnlar hızlı yüzebilirler. 彼らは速く泳げます。
-
araba sürmek 運転するDikkatli araba sürmen gerekiyor. 気をつけて運転しなければなりません。
-
planlamak 予定するYakında ziyaret etmeyi planlıyorlar. 彼らは近いうちに訪ねることを予定しています。
-
bitirmek 終わらせるÖdevini daha sonra bitirebilir. 彼は後で宿題を終わらせることができます。
-
vermek あげるArkadaşlara hediyeler veririm. 私は友達にプレゼントをあげます。
-
on bir 十一Her zaman on bir parça alırım. 私はいつも十一個もらいます。
-
on iki 十二Bir kartonda on iki yumurta var. パックの中に卵が十二個あります。
-
on üç 十三On üç sayısı uğursuzdur. 十三という数字は不吉です。
-
on dört 十四Apartmanın on dört katı var. そのアパートは十四階あります。
-
on beş 十五Kitabı on beşinci sayfada açıyorum. 私は本の十五ページを開きます。
-
on altı 十六Bu on altı kat daha fazla! それは十六倍も多いです。
-
on yedi 十七On yedi kalemimiz var. 私たちは鉛筆を十七本持っています。
-
on sekiz 十八On sekiz metre yüksekliğinde. 高さは十八メートルです。
-
on dokuz 十九On dokuz benim en sevdiğim sayı. 十九は私の一番好きな数字です。
-
yirmi 二十Onun yirmi küçük elmaya ihtiyacı var. 彼女は小さいりんごが二十個必要です。
-
otuz 三十O otuz yaşında. 彼は三十歳です。
-
yüz 百Yüze kadar saydı. 彼は百まで数えました。
-
kırk 四十Toplamda kırk kalemi var. 彼女は全部で鉛筆を四十本持っています。
-
elli 五十Onun elli doları var. 彼は五十ドル持っています。
-
altmış 六十John altmış yaşında. ジョンさんは六十歳です。
-
yetmiş 七十Dedem yetmiş yaşında. 私の祖父は七十歳です。
-
seksen 八十Seksen gram şekerim var. 私は砂糖を八十グラム持っています。
-
doksan 九十Okuyacak doksan kitabı var. 彼は読む本が九十冊あります。
-
bin 千Bin büyük bir sayıdır. 千は大きな数です。
-
milyon 百万O araba bir milyon dolar. その車は百万ドルします。
-
yarım 半分Yarım pizzayı yedi. 彼はピザを半分食べました。
-
çeyrek 4分の1Onların sadece çeyreği kaldı. 4分の1しか残っていません。
-
düzine ダースMarketten bir düzine yumurta alıyorum. 私はお店で卵を1ダース買います。
-
çift 一足O çift ayakkabı temiz. その一足の靴はきれいです。
-
birinci 1位Birinci sırayı kolayca kazandı. 彼は簡単に1位を取りました。
-
ikinci 2回目Bu benim buradaki ikinci seferim. ここは2回目です。
-
üçüncü 三位Üçüncü sırada bitirdiler. 彼らは三位で終わりました。
-
dördüncü 4番目Sırada dördüncüyüm. 私は列の4番目です。
-
beşinci 五番目O, beşinci sırada. 彼女は五番目の列にいます。
-
altıncı 六番目O, altıncı kişi. 彼は六番目の人です。
-
yedinci 七番目Yedinci katta oturuyorlar. 彼らは七番目の階に住んでいます。
-
sekizinci 八番目Bu sekizinci elma. これは八番目のりんごです。
-
dokuzuncu 九番目Dokuzuncu gün tatildir. 九番目の日は休みです。
-
onuncu 10番目O, onuncu sırada. 彼女は10番目です。
-
on birinci 11回目On birinci yıl dönümlerini kutluyorlar. 彼らは11回目の記念日を祝います。
-
on ikinci 12番目O, on ikinci ay. それは12番目の月です。
-
her zaman いつもSabahları her zaman kahve içerim. 私は朝、いつもコーヒーを飲みます。
-
genellikle たいていO genellikle öğle yemeğini öğlen yer. 彼はたいてい正午に昼ご飯を食べます。
-
sık sık よくİnsanlar burada sık sık pizza yer. 人々はよくここでピザを食べます。
-
bazen 時々Bazen kütüphaneye gider. 彼女は時々図書館に行きます。
-
nadiren めったにNadiren fast food yerim. 私はめったにファストフードを食べません。
-
asla 全然O mağazaya asla gitmezler. 彼らはあの店に全然行きません。
-
her gün 毎日Her gün çikolata yeriz. わたしたちは毎日チョコレートを食べます。
-
her hafta 毎週O her hafta yüzer. 彼女は毎週泳ぎます。
-
hafta sonları 週末Hafta sonları evde dinlenirim. 私は週末に家でゆっくりします。
-
sabah 朝İnsanlar sabah kahvaltı yapar. 人々は朝に朝食を食べます。
-
gece 夜Onlar gece yataklarında uyurlar. 彼らは夜にベッドで寝ます。
-
işten sonra 仕事の後Her gün işten sonra dinlenir. 彼は毎日仕事の後にリラックスします。
-
haftada bir 〜に一回Haftada bir giderim. 私は週に一回行きます。
-
haftada iki kez に2回Babam haftada iki kez ziyaret eder. 父は週に2回、来ます。
-
iki haftada bir ~おきİki haftada bir ziyaret ediyorlar. 彼らは一週間おきに来ます。
-
en az 少なくともO her gün en az bir elma yer. 彼は毎日少なくとも一個はりんごを食べます。
-
en fazla せいぜいEn fazla iki tane alacağım. 私はせいぜい二つ買います。
-
den fazla 以上Bu, yeterinden fazla yemek. これは十分以上の食べ物です。
-
den daha az 〜より少ないGeçen seferden daha az aldın. 前回より少なかったです。
-
biraz 少しBiraz yardıma ihtiyacı var. 彼は少し助けが必要です。
-
biraz 少しBiraz kek yedi. 彼女はケーキを少し食べました。
-
çok たくさんÇok çalışıyorum. 私はたくさん勉強します。
-
çok fazla 過ぎるÇok fazla kek yediler. 彼らはケーキを食べ過ぎました。
-
yeterli değil 足りないBu miktar yeterli değil. この量は足りません。
-
önce 前İki gün önce geldim. 二日前に到着しました。
-
yakında もうすぐArkadaşım yakında gelecek. 友達はもうすぐ着きます。
-
hâlâ まだHâlâ açım. 私はまだお腹が空いています。
-
hiç これまでにHiç okyanus gördün mü? これまでに海を見たことがありますか?
-
henüz まだArkadaşım henüz gelmedi. 友達はまだ到着していません。
-
hemen すぐにHemen yardıma ihtiyacım var. すぐに助けが必要です。
-
belki たぶんBelki o daha sonra gelir. たぶん彼女は後で来るでしょう。
-
bir ara いつかBir ara buluşuruz. いつか会いましょう。
-
her zaman いつでもBizi her zaman ziyaret edebilirsiniz. いつでも遊びに来てください。
-
önce 前にFırtınadan önce ayrıldık. 嵐が来る前に出発しました。
-
sonra 後Yemekten sonra ayrılacağız. 食事の後に、出発します。
-
bugünlerde 近頃İnsanlar bugünlerde daha fazla seyahat ediyor. 近頃は旅行をする人が増えています。
301〜400語目
-
Ocak 一月Ocak birinci aydır. 一月は最初の月です。
-
Şubat 二月Şubat genellikle kısa bir aydır. 二月はたいてい短い月です。
-
Mart 三月Onları genellikle Mart'ta ziyaret ederim. 私はたいてい三月に彼らを訪ねます。
-
Nisan 四月Basketbol maçı nisanda. バスケットボールの試合は四月にあります。
-
Mayıs 5月Final sınavım mayısta. 私の期末試験は5月にあります。
-
Haziran 六月Haziran'a kadar cevabı öğreneceğim. 私は六月までに答えが分かります。
-
Temmuz 七月Temmuz genellikle çok sıcak bir aydır. 七月はたいていとても暖かい月です。
-
Ağustos 8月Ağustos'ta tekrar görüşebilir miyiz? 8月にまた会えますか?
-
Eylül 九月Tatilim eylülde. 私の休みは九月です。
-
Ekim 10月Doğum günün ekimde mi? あなたの誕生日は10月ですか?
-
Kasım 十一月Neden kasımda yağmur yağar? 十一月はどうして雨が降るのですか?
-
Aralık 十二月Aralık son aydır. 十二月は最後の月です。
-
üzerinden 越えるKedi kutunun üzerinden atlıyor. 猫は箱を越えてジャンプします。
-
altında 下Onlar büyük bir ağacın altında yaşıyorlar. 彼らは大きな木の下に住んでいます。
-
içinden 通るKapının içinden yürüyerek geçiyor. 彼はドアを通って歩きます。
-
boyunca 沿ってSahil boyunca yürüyoruz. 私たちは海岸に沿って歩きます。
-
etrafında 周りİnsanlar parkın etrafında yürüyor. 人々は公園の周りを歩きます。
-
karşıya 渡るCaddeden karşıya geçiyorum. 私は通りを渡って行きます。
-
içine 〜の中へO yavaşça odanın içine yürüyor. 彼はゆっくりと部屋の中へ歩きます。
-
dışarı 〜の外へÇocuk okuldan dışarı koşuyor. 子供は学校の外へ走っていきます。
-
yukarı 上Bulutlara doğru yukarı bakıyor. 彼女は上を向いて雲を見ています。
-
aşağı 下Köpek topu aşağıya koydu. 犬がボールを下に置きました。
-
üst kat 二階Uyumak için üst kata çıkıyorum. 私は二階へ寝に行きます。
-
alt katta 階下Alt katta sesler duyuyorum. 階下で音が聞こえます。
-
getirmek 持ってくるPartiye yemek getiriyorlar. 彼らはパーティーに食べ物を持ってきます。
-
almak 持っていくSen her zaman kalemimi alıyorsun. あなたはいつも私のペンを持っていきます。
-
taşımak 運ぶO kutuyu taşıyabilir. 彼はその箱を運べます。
-
teslim almak 受け取るPaketi teslim alabilir misin? 荷物を受け取ってくれますか?
-
düşürmek 落とすTelefonu düşürürsem kırılır. 私がスマホを落としたら、壊れます。
-
uzatmak 取るTuzu bana uzatabilir misin? 塩を取ってもらえますか?
-
yere koymak 置くSırt çantalarımızı yere koyduk. 私たちはリュックを置きました。
-
kaldırmak 片付けるOyuncaklarımı kaldırdım. 私はおもちゃを片付けます。
-
dışarı çıkarmak 出すÇöpü dışarı çıkaracak. 彼女はゴミを出します。
-
asmak 掛けるOnlar paltolarını asarlar. 彼らはコートを掛けます。
-
açmak つけるIşığı açıyorsun. 電気をつけます。
-
kapatmak 消すBiri radyoyu kapatabilir mi? 誰かラジオを消してくれますか?
-
atlamak 跳ぶKedi duvarın üzerinden atlıyor. 猫が壁を跳び越えます。
-
atmak 投げるÇocuk taşı atıyor. 男の子が石を投げます。
-
yakalamak 捕るTopu yakalıyor. 彼はボールを捕ります。
-
binmek 乗るÇocuk ata biniyor. 男の子が馬に乗っています。
-
uçmak 飛ぶKuşlar gökyüzünde uçar. 鳥が空を飛んでいます。
-
emeklemek 這うBebek yerde emekliyor. 赤ちゃんが床を這っています。
-
atlamak 飛ばすİlk sayfayı atladı. 彼女は最初のページを飛ばした。
-
tekmeler 蹴るÇocuk topu tekmeliyor. 子供がボールを蹴っています。
-
zıplamak 弾むTop yerde zıplıyor. ボールが地面で弾みます。
-
tırmanmak 登るKedi ağaca tırmanıyor. 猫が木に登ります。
-
dalmak 飛び込むÇocuk suya dalıyor. 男の子が水の中に飛び込みます。
-
kaymak 滑るKutu yerde kayıyor. 箱が床の上を滑ります。
-
çimdiklemek つねるKolumu çimdikledi. 彼は私の腕をつねりました。
-
sıkmak 握るElimi sıkıyor. 彼女は私の手をぎゅっと握りしめた。
-
dürtmek 突くÇocuk kolumu dürttü. 子供が私の腕を指で突きました。
-
sevmek なでるÇocuk köpeği seviyor. 男の子が犬をなでています。
-
ovmak 擦るYorgun gözlerimi ovuyorum. 疲れた目を擦ります。
-
bükmek 捻るAdam ipi büküyor. その男はロープを捻っています。
-
sallamak 振るBebek oyuncağı sallıyor. 赤ちゃんがおもちゃを振っています。
-
katlamak 折るKağıdı katlıyorum. 私は紙を折ります。
-
basmak 押すKırmızı düğmeye basıyor. 彼女は赤いボタンを押します。
-
bağlamak 取り付けるİpi bağlayacak. 彼はロープを取り付けます。
-
çekmek 引くAdam ağır ipi çekiyor. その男性は重いロープを引いています。
-
hazırlamak 荷造りするÇantamı hazırlıyorum. 私はカバンに荷造りします。
-
nerede はどこですかOtel nerede? ホテルはどこですか?
-
Yakınlarda bir ... var mı? 近くに〜はありますかYakınlarda bir banka var mı? 近くに銀行はありますか?
-
nasıl giderim どうやって行きますかOkula nasıl giderim? 学校までどうやって行きますか?
-
...'ya hangi otobüs gider? ...に行くバスはどれですかMerkeze hangi otobüs gider? 街に行くバスはどれですか?
-
Hangi hat ...'ya gider? どの線が〜に行きますかHangi hat müzeye gider? どの線が博物館に行きますか?
-
Ne kadar sürer? どのくらいかかりますかNe kadar sürer merak ediyorum. どのくらいかかるでしょうか。
-
Ne kadar uzak? どのくらい遠いですかNe kadar uzak? どのくらい遠いですか?
-
Haritada gösterebilir misin? 地図で見せてもらえますか?Haritada gösterebilir misin? 地図で見せてもらえますか?
-
aramak 探すOnlar bir tuvalet arıyorlar. 彼らはトイレを探しています。
-
En yakın 一番近いEn yakın mağaza aşağıda. 一番近い店はあそこにあります。
-
Bu ...-e gider mi? 行くBu restorana gider mi? これはレストランに行きますか?
-
... için hangi durak? どの駅で降りるŞehir merkezi için hangi durak? 繁華街へは、どの駅で降りますか?
-
istasyon 駅Tren istasyonunda bekliyorlar. 彼らは駅で待っています。
-
otobüs durağı バス停Otobüs durağı yakında. バス停は近くにあります。
-
metro istasyonu 地下鉄の駅Bu metro istasyonu çok kalabalık. この地下鉄の駅はとても混んでいます。
-
otel ホテルİnternetten bir otel ayırtabilirsin. オンラインでホテルを予約できます。
-
eczane 薬局Mark eczanede çalışıyor. マークさんは薬局で働いています。
-
banka 銀行Bankaya gidiyor. 彼は銀行に行きます。
-
tuvalet お手洗いBu temiz bir tuvalet. これはきれいなお手洗いです。
-
süpermarket スーパーSüpermarketten yiyecek alırız. スーパーで食べ物を買います。
-
restoran レストランO restoranı çok seviyorlar. 彼らはあのレストランがとても好きです。
-
kafe カフェJane kafede çalışıyor. ジェーンさんはカフェで働いています。
-
park 公園Yeşil parkı seviyor. 彼女は緑の公園が好きです。
-
hastane 病院Hastane hasta insanlara yardım eder. 病院は病気の人を助けます。
-
havalimanı 空港Havalimanına vardık. 私たちは空港に到着しました。
-
stadyum スタジアムStadyuma gittik. 私たちはスタジアムに行きました。
-
fabrika 工場Bu fabrika kıyafet üretiyor. この工場では服を作っています。
-
üniversite 大学O, üniversitede okuyor. 彼女は大学で勉強しています。
-
üniversite 大学O, üniversitede okuyor. 彼女は大学で勉強しています。
-
kulüp 部Spor kulübüne katıldık. 私たちは運動部に入りました。
-
hapishane 刑務所Suçlu hapishaneden kaçtı. 犯人は刑務所から脱走した。
-
kule 塔Yüksek kuleyi görüyorum. 高い塔が見えます。
-
alışveriş merkezi ショッピングモールAyakkabıları alışveriş merkezinden aldım. ショッピングモールで靴を買いました。
-
belediye binası 市役所Belediye binasında buluştuk. 私たちは市役所で待ち合わせました。
-
karakol 警察署Karakolu görüyorum. 警察署が見えます。
-
itfaiye istasyonu 消防署İtfaiye istasyonunun yakınında yaşıyorum. 私は消防署の近くに住んでいます。
-
Sola dön 左に曲がるBurada sola dön. ここを左に曲がってください。
-
sağa dön 右に曲がるKavşakta sağa dön. 交差点を右に曲がってください。
-
Dümdüz git まっすぐ行くOkula dümdüz git. 学校までまっすぐ行きます。
-
yakın 近いYakın. 近いです。
401〜500語目
-
Uzak. 遠いUzak. 遠いです。
-
caddenin karşısında 道の向かい側O, caddenin karşısında oturuyor. 彼は道の向かい側に住んでいます。
-
Köşede 角でKöşede bekliyor. 彼女は角で待っています。
-
Trafik ışığında 信号でTrafik ışığında durduk. 信号で止まりました。
-
Kavşakta 交差点にBar kavşakta. バーは交差点にあります。
-
yaya geçidi 横断歩道O yaya geçidi çok güvenli. あの横断歩道はとても安全です。
-
Bir blok ötede 1ブロック先Müze bir blok ötede. 美術館は1ブロック先にあります。
-
Tabelaları takip et 標識に従うGüvenliğe ulaşmak için tabelaları takip et. 安全な場所まで、標識に従ってください。
-
valiz スーツケースValizini çoktan hazırladın mı? もうスーツケースの荷造りはしましたか?
-
mıknatıs 磁石Küçük mıknatıs bir hediye. 小さい磁石はプレゼントです。
-
saç fırçası ヘアブラシSaç fırçasını bulamıyor. 彼女は自分のヘアブラシを見つけられません。
-
yastık 枕Bu yastık yumuşak ve sıcak. この枕は柔らかくて温かいです。
-
battaniye 毛布Üşüyorsan bir battaniye al. 寒かったら、毛布を持って行ってください。
-
yatak マットレスYeni yatağımız gerçekten çok rahat. 私たちの新しいマットレスは、本当に快適です。
-
perde カーテンLütfen perdeyi aç, karanlık. 暗いので、カーテンを開けてください。
-
jaluzi ブラインドGenellikle geceleri jaluzileri kapatırım. 私はたいてい夜にブラインドを閉めます。
-
halı カーペットHalının altında toz var. カーペットの下にほこりがあります。
-
vazo 花瓶Bu vazo pahalı görünüyor. この花瓶は高そうです。
-
süpürge ほうきBu dairede süpürge var mı? このアパートにほうきはありますか?
-
tuvalet kağıdı トイレットペーパーEyvah, tuvalet kağıdı bitmiş! あ、トイレットペーパーがなくなりました。
-
yün 羊毛Koyunun kalın bir yünü var. その羊は厚い羊毛に覆われています。
-
metal 金属Odun ve metale ihtiyacımız var. 木材と金属が必要です。
-
plastik プラスチックのPlastik kaseyi yıkıyor. 彼女はプラスチックのボウルを洗います。
-
deri 革Yeni bir deri çanta aldım. 新しい革のバッグを買いました。
-
pamuk 綿Çiftçi pamuk yetiştiriyor. その農家は綿を育てています。
-
ipek 絹Bu ipek çok yumuşak. この絹はとても柔らかいです。
-
kauçuk ゴムTop kauçuktan yapılmıştır. そのボールはゴムでできています。
-
kot デニムKalın bir kot kumaş satın aldı. 彼は厚手のデニム生地を買った。
-
seramik 陶器のSeramik kaseyi yıkadı. 彼女は陶器のボウルを洗いました。
-
mermer 大理石Beyaz mermeri kestiler. 彼らはその白い大理石を切り出した。
-
tuğla 煉瓦Elinde kırmızı bir tuğla tutuyor. 彼は赤い煉瓦を持っています。
-
çelik 鋼鉄Aletleri çelikten yapıyorlar. 彼らは鋼鉄で道具を作っています。
-
arkasında 後ろO, şu binanın arkasında. あの建物の後ろにあります。
-
önünde 前O benim önümde. 彼女は私の前にいます。
-
arasında 間Park iki evin arasında. 公園は二つの家の間にあります。
-
yanında 隣O mağaza evimin yanında. あの店は私の家の隣です。
-
ters 反対Ters yöne gidiyoruz. 私たちは反対の方向に行きます。
-
karşısında 向かいMağazanın karşısında yaşıyoruz. 私たちは店の向かいに住んでいます。
-
hemen köşede 角を曲がったところO şimdi hemen köşede yaşıyor. 彼女は今、角を曲がったところに住んでいます。
-
-e doğru の方へÇocuklar büyük ağaca doğru yürüyorlar. 子供たちは大きな木の方へ歩きます。
-
yanından 過ぎるKöprünün yanından geçmen gerekiyor. 橋を過ぎる必要があります。
-
sokağın sonunda 通りの突き当たりSokağın sonunda yaşıyorum. 私は通りの突き当たりに住んでいます。
-
solda 左側Solda park ediyor. 彼女は左側に車を止めます。
-
sağda 右側Onlar sağda. 右側にあります。
-
üzerinde 上Güneş dağın üzerindedir. 太陽が山の上に出ています。
-
aşağısında 下Köy dağın aşağısında. 村は山の下にあります。
-
en üstte 一番上Kutu en üstte. 箱は一番上にあります。
-
yakınında 近くNehrin yakınında yaşıyorum. 私は川の近くに住んでいます。
-
ortasında 真ん中Tam ortasında duruyor. 彼は真ん中に立っています。
-
içinde 中Köpek evin içinde. 犬は家の中にいます。
-
yer 場所Güvenli bir yer bulduk. 私たちは安全な場所を見つけました。
-
mağaza 店Yiyeceklerimizi mağazadan alıyoruz. 私たちはその店で食べ物を買います。
-
ev 家Aile o evde yaşıyor. その家族はあの家に住んでいます。
-
otogar バスターミナルOtogarda bekliyorum. 私はバスターミナルで待っています。
-
şehir merkezi 都心Şehir merkezine yakın bir yerde yaşıyorum. 私は都心の近くに住んでいます。
-
alışveriş merkezi ショッピングモールAlışveriş merkezi çok büyük. そのショッピングモールはとても大きいです。
-
çeşme 噴水O çeşmenin suyu çok berrak. あの噴水は水がとてもきれいです。
-
döner kavşak ロータリーBu döner kavşak trafiği rahatlatıyor. このロータリーは交通に役立ちます。
-
kavşak 交差点Kavşakta durduk. 私たちは交差点で止まりました。
-
köprü 橋İnsanlar köprüden yürür. 人々は橋を渡ります。
-
tünel トンネルAraba bir tünelden geçiyor. 車がトンネルを通ります。
-
dur tabelası 一時停止の標識Dur tabelasına uyman gerekiyor. 一時停止の標識を守る必要があります。
-
üst geçit 歩道橋Evin yakınına bir üst geçit yaptılar. 家の近くに歩道橋を造りました。
-
alt geçit 地下道Alt geçitten yürüyeceğiz. 私たちは地下道を歩いて通ります。
-
simgesel yapı 目印Simgesel yapı nehrin yakınındadır. その目印は川の近くにあります。
-
trafik işareti 標識Bu trafik işareti dur anlamına geliyor. この標識は止まれという意味です。
-
heykel 像Güzel heykeli gördü. 彼は美しい像を見ました。
-
anıt 記念碑Onlar yüksek anıtı ziyaret ettiler. 彼らは高い記念碑を訪れました。
-
kuzey 北Bu şehrin kuzeyi ilginç. この町の北はおもしろいです。
-
güney 南Rüzgâr güneyden geliyor. 風は南から吹いています。
-
doğu 東Rüzgâr doğudan geliyor. 風は東から吹いています。
-
batı 西Güneş batıda batar. 太陽は西に沈みます。
-
kuzeydoğu 北東Ben kuzeydoğu bölgesinde yaşıyor. ベンさんは北東の地域に住んでいます。
-
kuzeybatı 北西O eyalet kuzeybatıda. その州は北西にあります。
-
güneydoğu 南東O, güneydoğu bölgesinde yaşıyor. 彼は南東の地域に住んでいます。
-
güneybatı 南西Güneybatıya doğru sürdüler. 彼らは南西へ運転しました。
-
U dönüşü UターンBu bir U dönüşü. これはUターンです。
-
çıkmaz sokak 突き当たりO sokak bir çıkmaz sokak. あの道は突き当たりです。
-
yürüyen merdiven エスカレーターYürüyen merdiven seni en üst kata çıkarır. エスカレーターで最上階まで行けます。
-
rampa スロープTekerlekli sandalyeler rampa gerektirir. 車椅子にはスロープが必要です。
-
hava 天気Bugün hava güzel. 今日はいい天気ですね。
-
güneşli 晴れGüneşli bir günü sever. 彼は晴れの日が好きです。
-
bulutlu 曇りBulutlu bir öğleden sonra bekliyorlar. 午後は曇りになると予想されています。
-
yağmurlu 雨Yağmurlu bir gün huzurlu olabilir. 雨の日は心地よいです。
-
rüzgarlı 風が強いDışarısı rüzgarlı. 外は風が強いです。
-
sıcak 熱いBu çay çok sıcak. このお茶はとても熱いです。
-
soğuk 寒いKışın soğuk rüzgar eser. 冬は寒い風が吹きます。
-
ılık 暖かいBugün plaj ılıktı. 今日はビーチが暖かかったです。
-
ilkbahar 春Çiçekler ilkbaharı sever. 花は春が大好きです。
-
yaz 夏Yaz çok sıcak bir mevsimdir. 夏はとても暑い季節です。
-
sonbahar 秋Sonbahar en sevdiğim mevsimdir. 秋は私の一番好きな季節です。
-
kış 冬Kış burada çok soğuk olabilir. ここは冬はとても寒いです。
-
güneş 太陽Güneş gökyüzünde parlıyor. 太陽が空に輝いています。
-
ay 月Parlak ayı görüyorum. 明るい月が見えます。
-
yıldız 星Parlak bir yıldız görüyorum. 明るい星が見えます。
-
gökyüzü 空Kuşlar gökyüzünde uçar. 鳥が空を飛んでいます。
-
bulut 雲Karanlık bir bulut güneşi gizliyor. 黒い雲が太陽を隠している。
-
yağmur 雨Yağmur gökyüzünden yağıyor. 空から雨が降っています。
-
rüzgar 風Soğuk rüzgarı hissediyoruz. 冷たい風を感じます。
-
fırtına 嵐Şiddetli fırtına ağaçları devirdi. 激しい嵐で木々が折れた。
501〜600語目
-
gökkuşağı 虹Gökyüzünde bir gökkuşağı görüyorum. 空に虹が出ています。
-
gölge 影Karanlık bir gölge görüyorum. 暗い影が見えます。
-
gün batımı 夕日Güzel gün batımını izledik. 私たちは美しい夕日を眺めました。
-
gök gürültüsü 雷Şiddetli gök gürültüsünü duyduk. 大きな雷の音が聞こえました。
-
şemsiye 傘Onun kırmızı bir şemsiyesi var. 彼女は赤い傘を持っています。
-
yağmurluk レインコートBu yağmurluk beni sıcak tutuyor. このレインコートは暖かいです。
-
tahmin 予報Her gün hava tahminini izliyorum. 私は毎日、天気予報を見ます。
-
gölge 日陰Sıcak bir günde gölgeye ihtiyacımız var. 暑い日は日陰が必要です。
-
gök gürültülü fırtına 雷雨Gök gürültülü fırtına şiddetli yağmur getirir. 雷雨は激しい雨を降らせます。
-
şimşek 雷Dün gece parlak bir şimşek gördü. 彼は昨夜、明るい雷を見ました。
-
sis 霧Yoğun siste araba sürdüler. 彼らは濃い霧の中を運転しました。
-
kar 雪Bu taze, beyaz kar. これは新しくて白い雪です。
-
buz 氷İçeceklerimize buz koyarız. 私たちは飲み物に氷を入れます。
-
dolu ひょうDışarıda çok fazla dolu var. 外はひょうがたくさん降っています。
-
kaygan 滑りやすいKaygan buzda düştü. 彼女は滑りやすい氷の上で転びました。
-
sıcaklık 気温Sıcaklığı her gün kontrol ediyorlar. 彼らは毎日気温を確認します。
-
orman 森Orman ağaçlarla doludur. 森は木でいっぱいです。
-
nehir 川Nehrin serin, berrak bir suyu var. その川は水が冷たくてきれいです。
-
göl 湖O derin gölde yüzüyor. 彼女は深い湖で泳ぎます。
-
dağ 山Yüksek dağa tırmandılar. 彼らは高い山に登りました。
-
doğa 自然Peter doğayı seviyor. ピーターさんは自然が大好きです。
-
sahil 海岸Bu güzel bir sahil. これは美しい海岸です。
-
ada 島Küçük bir adada yaşıyor. 彼は小さな島に住んでいます。
-
çöl 砂漠Çöl çok kuru bir yerdir. 砂漠はとても乾燥している場所です。
-
vadi 谷Vadi yeşil ve geniş. その谷は緑で広いです。
-
şelale 滝Güzel bir şelale gördüler. 彼らは美しい滝を見ました。
-
uçurum 崖O uçurum çok yüksek. あの崖はとても高いです。
-
çayır 草原Çayırlarda yürümeyi sever. 彼女は草原を歩くのが好きです。
-
ağaç 木Köpek ağacın altında uyuyor. 犬が木の下で眠っています。
-
çiçek 花Kırmızı çiçek çok güzel. その赤い花は美しいです。
-
yaprak 葉Ağaçtan bir yaprak düştü. 木から葉が落ちた。
-
ot 草İnek otu yiyor. 牛が草を食べています。
-
bitki 植物Bitkinin yeşil yaprakları var. その植物は緑の葉をしています。
-
kaya 岩Adam ağır kayayı kaldırdı. その男は重い岩を持ち上げた。
-
taş 石Ağır bir taş buldum. 重い石を見つけました。
-
dal 枝Kuş dalda oturuyor. 鳥が枝にとまっています。
-
kök 根Bu bitkinin uzun bir kökü var. この植物には長い根があります。
-
tohum 種Çiftçi tohumu ekiyor. 農家が種をまきます。
-
çalı 茂みKuş, çalının içinde gizleniyor. 鳥が茂みの中に隠れています。
-
odun 薪Ateş için odun lazım. 焚き火のために薪が必要です。
-
dünya 世界Dünya çok büyüktür. 世界はとても広いです。
-
şehir 都市Pek çok insan şehirde yaşıyor. 多くの人々がその都市に住んでいます。
-
ülke 国O, başka bir ülkede yaşıyor. 彼は別の国に住んでいます。
-
kasaba 町Küçük bir kasabada yaşıyoruz. 私たちは小さな町に住んでいます。
-
yol 道Bu yol çok uzun. この道はとても長いです。
-
tepe 丘Ev tepede. その家は丘の上にあります。
-
kara 陸Denizciler karayı gördü. 船乗りたちは陸が見えた。
-
hava 空気Temiz havayı içime çekiyorum. 私はきれいな空気を吸います。
-
okyanus 海Balıklar okyanusta yaşar. 魚は海に住んでいます。
-
yer 地面Adam yerde oturuyor. その男の人は地面に座っています。
-
bölge 地域Soğuk bir bölgede yaşıyoruz. 私たちは寒い地域に住んでいます。
-
alan エリアBu alanda birçok insan yaşıyor. 多くの人がこのエリアに住んでいます。
-
plaj ビーチPlajı seviyorum. 私はビーチが好きです。
-
deniz 海Deniz mavi. 海は青いです。
-
dalga 波Okyanus dalgalarını izliyorlar. 彼らは海の波を見ています。
-
kum 砂Sıcak, yumuşak kumu sever. 彼女は温かくて柔らかい砂が好きです。
-
güneş kremi 日焼け止めGüneşli günlerde güneş kremi kullanırım. 私は晴れた日に日焼け止めを使います。
-
plaj şemsiyesi ビーチパラソルŞu plaj şemsiyesi renkli. あのビーチパラソルはカラフルです。
-
parmak arası terlik ビーチサンダルBu parmak arası terlikler rahat. このビーチサンダルは履き心地がいいです。
-
mayo 水着Onun yeni bir mayosu var. 彼女は新しい水着を持っています。
-
deniz şortu 水着Deniz şortunu unutma. 水着を忘れないでください。
-
cankurtaran ライフガードCankurtaran yüzücüleri güvende tutar. ライフガードは泳いでいる人の安全を守ります。
-
yüksek gelgit 満潮Yüksek gelgit çok ıslaktır. 満潮はとてもぬれています。
-
güneş yanığı 日焼けO güneş yanığı oldukça acı verici görünüyor. その日焼けはかなり痛そうです。
-
bilet 切符Onun bir tren bileti var. 彼女は電車の切符を持っています。
-
bagaj 荷物Bagajlarımızı nereye koyuyoruz? 荷物はどこに置きますか?
-
bilet makinesi 券売機Onu bilet makinesinden alacağım. 券売機で買います。
-
peron ホームO, tren peronu. あれは電車のホームです。
-
tarife 時刻表O, tarifeyi okuyor. 彼女は時刻表を読みます。
-
otobüs バスOtobüs mü bekliyoruz? バスを待っていますか?
-
tren 電車Tren çok modern. その電車はとても近代的です。
-
tramvay 路面電車En hızlı yol tramvayla. 一番速い方法は路面電車です。
-
taksi タクシーTaksi ne kadar tutuyor? タクシーはいくらかかりますか?
-
zamanında 時間通りZamanında varmak önemlidir. 時間通りに到着することは大切です。
-
rötarlı 遅れるO uçuş rötarlıydı. その便は遅れました。
-
metro 地下鉄Metro yer altından gider. 地下鉄は地下を走ります。
-
araba 車Yeni bir araba satın aldı. 彼は新しい車を買いました。
-
kamyon トラックAdam büyük bir kamyon sürüyor. その男性は大きなトラックを運転しています。
-
bisiklet 自転車Okula bisikletimle gidiyorum. 私は自転車で学校に通っています。
-
traktör トラクターÇiftçi büyük bir traktör sürüyor. 農家が大きなトラクターを運転しています。
-
motosiklet バイクO, hızlı bir motosiklet kullanıyor. 彼は速いバイクに乗っています。
-
scooter キックスケーターÇocuk scooter'a biniyor. その子供はキックスケーターに乗っています。
-
minibüs バンO, büyük bir minibüs kullanıyor. 彼は大きなバンを運転しています。
-
şoför 運転手Şoför arabayı durdurdu. 運転手は車を止めました。
-
trafik 交通Bugün trafik çok yavaş. 今日は渋滞がひどいです。
-
tekerlek 車輪Kırık tekerleği tamir etti. 彼は壊れた車輪を修理した。
-
otopark 駐車場Bir otopark yeri bulduk. 駐車場が見つかりました。
-
römork トレーラーKamyon römorku çekiyor. トラックがトレーラーを引いています。
-
uçak 飛行機Uçak havaalanına iniş yapıyor. 飛行機が空港に着陸します。
-
tekne ボートKüçük bir tekne görüyorum. 小さなボートが見えます。
-
gemi 船Büyük gemi okyanusu geçiyor. 大きな船が海を渡ります。
-
helikopter ヘリコプターHelikopter gökyüzünde uçuyor. ヘリコプターが空を飛んでいます。
-
roket ロケットRoket gökyüzüne doğru uçuyor. ロケットが空へ飛んでいく。
-
uzay gemisi 宇宙船Uzay gemisi aya iniş yaptı. 宇宙船が月に着陸しました。
-
itfaiye aracı 消防車İtfaiye aracı su taşır. 消防車は水を運んでいます。
-
jet ジェット機Jet çok hızlı uçar. そのジェット機はとても速く飛びます。
-
kayak カヤックO, kayakta oturuyor. 彼女はカヤックに座っています。
-
sal いかだTahtadan bir sal yaptık. 私たちは木のいかだを作りました。
-
kano カヌーKüçük kanoyu kürekle sürüyor. 彼は小さなカヌーを漕いでいる。
-
yelkenli 帆船Rüzgar yelkenliyi hareket ettiriyor. 風が帆船を動かします。
601〜700語目
-
fiyat 値段Fiyatı görüyor musun? 値段が見えますか?
-
ucuz 安いUcuz ayakkabı aldı. 彼は安い靴を買いました。
-
pahalı 高いO araba pahalı görünüyor. あの車は高そうです。
-
nakit 現金Bence onun biraz nakit paraya ihtiyacı var. 彼女は現金が必要だと思います。
-
kredi kartı クレジットカードKredi kartımla ödeyebilirim. 私はクレジットカードで払えます。
-
fiş レシートFişi alabilir miyim lütfen? レシートをいただけますか?
-
hesap 勘定Hesabı kim ödeyecek? 誰がお勘定を払いますか?
-
para üstü お釣りÖdedim ve para üstü aldım. 支払ってお釣りをもらいました。
-
madeni para 硬貨Birkaç tane madeni param var. 私は硬貨を数枚持っています。
-
banknot お札O ne tür bir banknot? それはどんなお札ですか?
-
Bu ne kadar? これはいくらですかBu ne kadar? これはいくらですか?
-
Kartla ödeyebilir miyim? カードで払えますか?Kartla ödeyebilir miyim? カードで払えますか?
-
para birimi 通貨O para birimi çok güçlü. その通貨はとても強いです。
-
döviz kuru 為替レートBu döviz kuru berbat. この為替レートは最悪です。
-
döviz bürosu 両替所Bir döviz bürosuna ihtiyacımız var. 両替所が必要です。
-
komisyon 手数料Komisyon ödemek zorunda mısın? 手数料を払わなければなりませんか?
-
döviz 外貨O döviz. それは外貨です。
-
kart ödemesi カード決済Kart ödemesi onaylandı. カード決済が通りました。
-
temassız コンタクトレスBu temassız bir ödeme. これはコンタクトレス決済です。
-
PIN kodu 暗証番号PIN kodumu unuttum. 私は暗証番号を忘れました。
-
para çekme ücreti 引き出し手数料Para çekme ücretini ödediler. 彼らは引き出し手数料を払いました。
-
günlük limit 1日の限度額Günlük limite ulaştı. 彼女は1日の限度額に達しました。
-
para iadesi 払い戻しPara iadesi alacaksın. 払い戻しを受け取ります。
-
servis ücreti サービス料Servis ücreti dahildir. サービス料が含まれています。
-
mağaza 店Bu benim en sevdiğim mağaza. これは私の一番好きな店です。
-
kasiyer レジ係O, yeni kasiyer. 彼女は新しいレジ係です。
-
sıra 列Bu sıra çok uzun. この列はとても長いです。
-
açık 開くDükkan bugün açık. その店は今日、開いています。
-
kapalı 閉まるMaalesef eczane kapalı. 残念ながら、薬局は閉まっています。
-
fiyat etiketi 値札Fiyat etiketini gördüler. 彼らは値札を見ました。
-
indirim 割引İndirimlerini çok seviyorum. 私はそこの割引が大好きです。
-
iade politikası 返品ポリシーBu iade politikası adil görünüyor. この返品ポリシーは公平なようです。
-
garanti 保証Garanti, aldığın ürünü korur. 保証は買ったものを守ります。
-
deneme kabini 試着室Deneme kabinini kullandılar. 彼らは試着室を使いました。
-
alışveriş arabası ショッピングカートBir alışveriş arabasına ihtiyacımız var. ショッピングカートが必要です。
-
müşteri お客様Müşteri her zaman haklıdır. お客様はいつも正しいです。
-
masa テーブルBu salatayı masaya koyabilir misin? このサラダをテーブルに置いてもらえますか?
-
menü メニューGeniş bir menüleri var. メニューが豊富です。
-
rezervasyon 予約Rezervasyonumuz var. 予約をしています。
-
garson 店員Garsonlar çok çalışıyor. 店員たちは一生懸命働いています。
-
sipariş 注文Şimdi sipariş veriyoruz. 私たちは今、注文します。
-
su 水O soğuk su içer. 彼女は冷たい水を飲みます。
-
kahve コーヒーOnlar sert kahve içerler. 彼らは濃いコーヒーを飲みます。
-
çay お茶Kışın sıcak çay en iyisidir. 冬の温かいお茶は最高です。
-
bira ビールBir bira daha alabilir miyim lütfen? ビールをもう一杯ください。
-
şarap ワインBu şarabı alabilir miyiz lütfen? このワインをいただけますか?
-
Hesap, lütfen. お会計をお願いしますHesap, lütfen. お会計をお願いします。
-
lezzetli おいしいO turta lezzetli! そのパイはおいしいです!
-
başlangıç 前菜Önce bir başlangıç sipariş edeceğiz. まずは前菜を注文します。
-
ana yemek メインコースAna yemeği seviyorum. 私はメインコースが大好きです。
-
tatlı デザートTatlıyı seviyor. 彼女はデザートが好きです。
-
günün spesiyali 今日のおすすめO, günün spesiyali. それは今日のおすすめです。
-
günün menüsü 日替わりメニューOnlarda günün menüsü var. 日替わりメニューがあります。
-
iki kişilik masa 二人用のテーブルİki kişilik masa istiyoruz. 二人用のテーブルが必要です。
-
adına rezervasyon ~という名前の予約Smith adına rezervasyon var. 彼女はスミスという名前で予約しています。
-
musluk suyu 水道水Genelde musluk suyu içerim. 私はたいてい水道水を飲みます。
-
hesabı paylaşmak 割り勘にするHesabı paylaşmak mümkün. 割り勘にできます。
-
beraber ödemek 一緒に払うBeraber ödeyeceğiz. 私たちは一緒に払います。
-
bahşiş チップHer zaman bol bahşiş veririm. 私はいつもチップをたくさん渡します。
-
kasada ödemek レジで払うKasada ödeyebilir miyiz? レジで払えますか?
-
beden サイズBu beden çok küçük. このサイズは小さすぎます。
-
olmak 入るEski kotu ona hâlâ oluyor. 彼女はまだ古いジーンズが入ります。
-
çok büyük 大きすぎるBence bu gömlek çok büyük. このシャツは大きすぎると思います。
-
çok küçük 小さすぎるMaalesef, bu ayakkabı çok küçük. 残念ですが、この靴は小さすぎます。
-
denemek 試着するYeni şapkalar deniyoruz. 私たちは新しい帽子を試着します。
-
siyah 黒いBen siyah bir gömlek giyer. ベンさんは黒いシャツを着ています。
-
beyaz 白いO beyaz pantolon giyiyor. 彼女は白いズボンを履いています。
-
kırmızı 赤いKırmızı güller en iyisi değil mi? 赤いバラは最高ではありませんか?
-
mavi 青Mavi senin en sevdiğin renk mi? 青は一番好きな色ですか?
-
yeşil 緑Yeşil elbiseyi alır mıydın? 緑のドレスにしますか?
-
sarı 黄色いSarı gömlekleri sever. 彼女は黄色いシャツが好きです。
-
renk 色Hangi rengi seviyorsun? 何色が好きですか?
-
pembe ピンクPembe bir çiçek görüyorum. ピンクの花が見えます。
-
mor 紫Mor bir çiçek görüyorum. 紫の花が見えます。
-
kahverengi 茶色いKahverengi bir köpek görüyorum. 茶色い犬が見えます。
-
gri 灰色Kedi gri. その猫は灰色です。
-
altın rengi 金色のYüzük altın rengi. 指輪は金色です。
-
gümüş rengi 銀色Araba gümüş rengi. 車は銀色です。
-
bej ベージュBej bir gömlek giyiyor. 彼女はベージュのシャツを着ています。
-
lacivert 濃紺のCeketi lacivert. 彼のジャケットは濃紺です。
-
parlak 眩しいGüneş çok parlak. 太陽がとても眩しいです。
-
solgun 青白いHasta çocuğun yüzü solgun. 病気の子どもは顔色が青白い。
-
karanlık 暗いOda çok karanlık. その部屋はとても暗いです。
-
çizgili しま模様のÇizgili bir gömlek giyiyor. 彼はしま模様のシャツを着ています。
-
oda 部屋Odandan memnun musun? 部屋は気に入っていますか?
-
kapı ドアBu kapının değiştirilmesi gerekiyor. このドアは交換する必要があります。
-
anahtar 鍵Sanırım anahtarımı kaybettim. 私は鍵をなくしたと思います。
-
pencere 窓Pencere çok temiz. 窓はとてもきれいです。
-
ışık 光Bu oda çok ışık alıyor. この部屋は光がたくさん入ります。
-
düğme スイッチIşık düğmesi duvarda. 電気のスイッチは壁にあります。
-
yatak ベッドHâlâ bir yatak almam gerekiyor. 私はまだベッドを買う必要があります。
-
mutfak 台所Bu mutfak çok temiz. この台所はとてもきれいです。
-
banyo トイレO sık sık banyoyu kullanır. 彼女はよくトイレを使います。
-
duş シャワーHer gün duş alırlar. 彼らは毎日シャワーを浴びます。
-
Wi-Fi ワイファイBu barda Wi-Fi var mı? このバーにワイファイはありますか?
-
adres 住所Adresin ne? 住所は何ですか?
-
baş ağrısı 頭痛Baş ağrısı hiç eğlenceli değildir. 頭痛は決して楽しくありません。
-
ateş 熱Onun yüksek ateşi var. 彼はひどい熱があります。
-
öksürük 咳Öksürüğüm geçmiyor. 私の咳がなかなか治りません。
-
boğaz ağrısı のどが痛いMarry'nin boğaz ağrısı var. メアリーさんはのどが痛いです。
701〜800語目
-
burun akıntısı 鼻水O bir burun akıntısı. それは鼻水です。
-
baş dönmesi めまいがするDöndükten sonra baş dönmesi hissediyorum. 私は回った後でめまいがします。
-
hasta 具合が悪いBugün kendini çok hasta hissediyor. 彼女は今日、とても具合が悪いです。
-
ilaç 薬İlacını almayı unutma. 薬を飲むのを忘れないでください。
-
reçete 処方せんBu sizin reçeteniz mi, efendim? こちらはお客様の処方せんですか?
-
doktor 医者Bir doktor birçok insana yardım eder. 医者はたくさんの人を助けます。
-
eczane 薬局Bazen eczaneye gideriz. 私たちは時々、薬局に行きます。
-
klinik クリニックDedem şu anda klinikte. おじいさんは今、クリニックにいます。
-
turistik bilgi 観光案内Tabela turistik bilgi sağlıyor. その看板には観光案内が載っています。
-
kütüphane 図書館Kütüphane insanlarla dolu. 図書館は人でいっぱいです。
-
banka 銀行Babamın hâlâ bankaya gitmesi gerekiyor. お父さんはまだ銀行に行く必要があります。
-
kuaför 美容師O kuaförü seviyor. 彼女はその美容師が好きです。
-
berber 床屋O berber her gün saç keser. あの床屋さんは毎日髪を切ります。
-
kuru temizlemeci クリーニング屋Bu takım elbise için bir kuru temizlemeci gerekiyor. このスーツはクリーニング屋が必要です。
-
tamirhane 修理屋Tamirhane bugün açık mı? 修理屋は今日、開いていますか?
-
cep telefonu mağazası 携帯電話ショップO, cep telefonu mağazasında çalışıyor. 彼女は携帯電話ショップで働いています。
-
kurye servisi 宅配便Paketi kurye servisiyle gönderdik. 私たちは小包を宅配便で送りました。
-
araç kiralama レンタカーHafta sonu için bir araç kiralama rezervasyonu yaptık. 私たちは週末のレンタカーを予約しました。
-
bisiklet kiralama yeri レンタサイクルBu bisiklet kiralama yeri yeni görünüyor. このレンタサイクルは新しそうです。
-
veteriner 獣医Veteriner her ay köpeğimizi kontrol eder. 獣医さんは毎月私たちの犬を診ます。
-
kaybetmek なくすAnahtarlarımı parkta kaybettim. 公園で鍵をなくしました。
-
cüzdan 財布Cüzdanını otobüste kaybetti. 彼はバスで財布をなくしました。
-
telefon 電話Lütfen ders sırasında telefonunu kapat. 授業中は電話の電源を切ってください。
-
kimlik kartı 身分証明書Kimlik kartını buldun mu? 身分証明書は見つかりましたか?
-
çanta カバンOnun çantası her zaman dolu. 彼女のカバンはいつもいっぱいです。
-
rapor 報告書Toplantı hakkında bir rapor yazdı. 彼女は会議についての報告書を書きました。
-
tarif 説明Bu harika bir tarif. これは素晴らしい説明です。
-
iletişim numarası 連絡先İletişim numarası vermen gerekiyor. 連絡先が必要です。
-
kayıp eşya bürosu 忘れ物センターOnu kayıp eşya bürosunda buldu. 彼女はそれを忘れ物センターで見つけました。
-
anahtarlar 鍵Dün anahtarlarımı kaybettim. 昨日、鍵をなくしました。
-
iade etmek 返すYarın sabah kitabı iade edecek. 彼女は明日の朝、本を返します。
-
sahip 持ち主Sahibini tanıyor musun? 持ち主を知っていますか?
-
hemşire 看護師Hemşire hastaya yardım etti. 看護師が患者を助けました。
-
diş hekimi 歯医者Diş hekimi dişimi tedavi etti. 歯医者さんが歯を治してくれました。
-
garson ウェイターGarson yemeğimizi getirdi. ウェイターが料理を運んできてくれました。
-
kadın garson ウェイトレスKadın garson yemeğimizi getirdi. ウェイトレスが料理を運んできてくれました。
-
şef シェフYemeği şef pişiriyor. シェフが料理を作ります。
-
tamirci 整備士Tamirci arabamı düzeltti. 整備士が私の車を直してくれました。
-
postacı 郵便配達員Postacı bir mektup getirdi. 郵便配達員が手紙を届けてくれました。
-
temizlikçi 清掃員Temizlikçi yerleri yıkadı. 清掃員が床を磨きました。
-
bahçıvan 庭師Bahçıvan bitkileri suluyor. 庭師が植物に水をやっています。
-
ressam 画家Ressam çok güzel bir tablo yapıyor. その画家は美しい絵を描きます。
-
terzi 仕立屋Terzi güzel kıyafetler diker. その仕立屋は美しい服を作ります。
-
kütüphaneci 司書Kütüphaneci kitapları düzenler. 司書が本を整理しています。
-
oyuncu 俳優Ünlü oyuncuyu gördüm. 私はその有名な俳優を見ました。
-
aktris 女優Ünlü aktrisi gördüm. 有名な女優を見ました。
-
sanatçı 芸術家Sanatçı bir resim yapıyor. その芸術家は絵を描いています。
-
fotoğrafçı カメラマンFotoğrafçı benim fotoğrafımı çekti. カメラマンが私の写真を撮ってくれました。
-
yazar 作家Yazar kitabı bitirdi. その作家は本を書き終えた。
-
müdür マネージャーYeni müdürle tanıştık. 私たちは新しいマネージャーに会いました。
-
avukat 弁護士İyi bir avukata ihtiyacım var. 腕の良い弁護士が必要です。
-
sekreter 秘書Sekreter ofiste çalışıyor. 秘書はオフィスで働いています。
-
gazeteci ジャーナリストGazeteci haberleri yazar. そのジャーナリストはニュースを書いています。
-
asistan 助手Asistanım size yardımcı olacak. 私の助手があなたをお手伝いします。
-
muhabir 記者Muhabir haberleri yazar. 記者はニュースを書きます。
-
tasarımcı デザイナーTasarımcı çok güzel kıyafetler yapıyor. そのデザイナーは美しい服を作ります。
-
mühendis エンジニアMühendis makineyi tamir etti. そのエンジニアが機械を修理しました。
-
pilot パイロットPilot uçağı uçuruyor. パイロットが飛行機を操縦します。
-
çiftçi 農家Çiftçi tarlada çalışıyor. その農家は畑で働いています。
-
balıkçı 漁師Balıkçı büyük bir balık yakaladı. 漁師が大きな魚を釣りました。
-
bilim insanı 科学者Bilim insanı yeni bir ilaç keşfetti. その科学者は新しい薬を発見しました。
-
programcı プログラマーProgramcı yazılımı yazar. プログラマーがソフトウェアを書きます。
-
polis memuru 警察官Polis memuru hırsızı yakaladı. 警察官が泥棒を捕まえました。
-
asker 軍人Asker şehri koruyor. その軍人は街を守っています。
-
profesör 教授Profesör öğrencilere ders anlatıyor. 教授が学生たちに教えています。
-
inşaatçı 大工İnşaatçı yeni evi inşa ediyor. 大工が新しい家を建てています。
-
fırıncı パン職人Fırıncı taze ekmek yapar. そのパン職人は焼きたてのパンを作ります。
-
sporcu アスリートSporcu çok hızlı koşuyor. そのアスリートは走るのがとても速いです。
-
Çıkış 出口Affedersiniz, çıkış nerede? すみません、出口はどこですか?
-
giriş 入口Burası giriş olmalı. ここが入口のはずです。
-
itmek 押すKırmızı kapıyı itiyorlar. 彼らは赤いドアを押します。
-
çekmek 引くKapıyı çekmen gerekiyor. ドアを引く必要があります。
-
Sigara içilmez 禁煙Bu tabelada sigara içilmez yazıyor. この標識には禁煙と書いてあります。
-
Park yasak 駐車禁止Burada park yasak, üzgünüm. ここは駐車禁止です、すみません。
-
arızalı 故障O asansör arızalı. あのエレベーターは故障しています。
-
Sadece personel 関係者専用O alan sadece personel içindir. あのスペースは関係者専用です。
-
acil çıkış 非常口Her binada bir acil çıkış vardır. どの建物にも非常口があります。
-
Bilgi 情報Daha fazla bilgiye ihtiyacımız var. 私たちはもっと情報が必要です。
-
Bilet gişesi 切符売り場Şurası bilet gişesi. あれは切符売り場です。
-
Çimlere basmayın 芝生に入らないLütfen çimlere basmayın. 芝生に入らないでください。
-
ATM ATMATM nerede? ATMはどこですか?
-
banka hesabı 銀行口座Onun bir banka hesabı var. 彼女は銀行口座を持っています。
-
banka kartı キャッシュカードHer zaman banka kartı kullanırız. 私たちはいつもキャッシュカードを使います。
-
nakit çekmek 現金を引き出すHer hafta nakit çekerim. 私は毎週現金を引き出します。
-
nakit yatırmak 現金を預けるATM'lerde nakit yatırırsın. ATMで現金を預けます。
-
para transfer etmek お金を振り込むHer gün para transfer ediyorlar. 彼らは毎日お金を振り込みます。
-
bakiye 残高Hesap bakiyesini kontrol ediyor. 彼女は口座の残高を確認します。
-
ekstre 明細書Banka ekstren nerede? 銀行の明細書はどこですか?
-
ücret 手数料Bu işlemin bir ücreti var mı? この取引には手数料がかかりますか?
-
ek ücret 追加料金Ek ücreti zaten ödedim. 私はすでに追加料金を支払いました。
-
birikim hesabı 預金口座Bir birikim hesabı açtık. 私たちは預金口座を作りました。
-
kasa 金庫Para kasada. お金は金庫の中にあります。
-
koltuk ソファーBu koltuk çok rahat. このソファーはとても快適です。
-
masa テーブルBu yeni bir masa mı? これは新しいテーブルですか?
-
sandalye 椅子Fred her zaman sandalyede oturur. フレッドさんはいつも椅子に座ります。
-
gardırop 洋服ダンスGardırop kıyafetlerle dolu. 洋服ダンスは服でいっぱいです。
-
raf 棚Rafımı temizlemem gerekiyor. 私は棚を掃除する必要があります。
-
buzdolabı 冷蔵庫Buzdolabı yemekleri soğuk tutar. 冷蔵庫は食べ物を冷たく保ちます。
-
derin dondurucu 冷凍庫Derin dondurucu dolu. 冷凍庫がいっぱいです。
-
ocak コンロOcağı sık sık kullanır. 彼はよくコンロを使います。
801〜900語目
-
fırın オーブンBu fırın çok ısınıyor. このオーブンはとても熱くなります。
-
lavabo 流しLavabo tabaklarla dolu. 流しはお皿でいっぱいです。
-
lamba ランプAnnem okumak için lamba kullanıyor. 母は読書にランプを使います。
-
çöp kutusu ごみ箱Daniel çöp kutusunu boşalttı. ダニエルさんはごみ箱を空にしました。
-
saat 時計Saat zamanı gösteriyor. 時計が時間を指しています。
-
bilgisayar パソコンİş için bir bilgisayar kullanıyorum. 仕事でパソコンを使います。
-
çerçeve 額縁Ahşap çerçeveyi boyadı. 彼は木製の額縁を塗装した。
-
radyo ラジオRadyo dinlerim. 私はラジオを聴きます。
-
fotoğraf makinesi カメラYeni bir fotoğraf makinesi aldım. 新しいカメラを買いました。
-
şömine 暖炉Ateş şöminede yanıyor. 暖炉で火が燃えています。
-
koltuk 肘掛け椅子Koltukta dinleniyor. 彼は肘掛け椅子で休んでいます。
-
dolap 食器棚Tabaklar dolapta. お皿は食器棚の中にあります。
-
kitaplık 本棚Yeni bir kitaplık satın aldı. 彼は新しい本棚を買いました。
-
çekmece 引き出しAnahtarlar çekmecede. 鍵は引き出しの中にあります。
-
koridor 廊下Koridorda bekledik. 私たちは廊下で待ちました。
-
kilim ラグKedi kilimin üzerinde uyuyor. 猫がラグの上で寝ています。
-
oturma odası 居間Bu bizim eski oturma odamız. これは私たちの古い居間です。
-
yatak odası 寝室Yatak odasını maviye boyadılar. 彼らは寝室を青く塗りました。
-
yemek odası ダイニングルームYemek odasında yemek yeriz. 私たちはダイニングルームで食べます。
-
koridor 廊下O koridor çok uzun. あの廊下はとても長いです。
-
balkon バルコニーBir balkon şehir manzarası sunar. バルコニーからは街の景色が見えます。
-
bahçe 庭園Onun bahçesi çok güzel. 彼の庭園はとても美しいです。
-
avlu 庭Çocuklar avluda oynuyor. 子供たちは庭で遊んでいます。
-
garaj ガレージGaraj kapısı otomatik olarak kapanıyor. ガレージのドアは自動で閉まります。
-
bodrum 地下室Bu bodrum çok temiz. この地下室はとてもきれいです。
-
tavan 天井Tavanı beyaza boyadık. 私たちは天井を白く塗りました。
-
çatı 屋根Şu çatı eski görünüyor. あの屋根は古そうです。
-
duvar 壁Duvarı maviye boyadı. 彼は壁を青く塗りました。
-
temiz きれいTemiz bir ev istiyor. 彼女はきれいな家を欲しがっています。
-
yıkamak 洗うŞimdi bulaşık yıkayacağım. 今、私は皿を洗います。
-
pişirmek 料理するOnlar her gece akşam yemeği pişirirler. 彼らは毎晩夕食を料理します。
-
kaynatmak 沸かすÇay için su kaynatırsın. お茶のためにお湯を沸かします。
-
kızartmak 揚げるYemeklerini sık sık kızartır mısın? よく食べ物を揚げますか?
-
pişirmek 焼くO bugün ekmek pişiriyor. 彼女は今日、パンを焼きます。
-
süpürmek 掃くYeri daha hızlı süpürürüm. 私は床をもっと速く掃きます。
-
paspas モップTemizlikçi paspası kullanıyor. 清掃員はモップを使います。
-
elektrikli süpürgeyle süpürmek 掃除機をかけるOturma odasını elektrikli süpürgeyle süpürüyoruz. 私たちはリビングに掃除機をかけます。
-
toz ほこりTozu siliyor. 彼女はほこりを拭き取ります。
-
sulamak 水をやるOnlar bahçeyi her hafta suluyorlar. 彼らは毎週庭に水をやります。
-
kapatmak 消すIşıkları kapatabilir misin? 電気を消してくれますか?
-
dökmek 注ぐBardağa su döküyor. 彼女はコップに水を注ぎます。
-
karıştırmak かき混ぜるSıcak çorbayı karıştırıyorum. 熱いスープをかき混ぜます。
-
doğramak 割るAdam odunları doğruyor. その男の人は薪を割っています。
-
batırmak 浸すBezi suya batırıyor. 彼女は布を水に浸します。
-
soymak 剥くPortakalı soyuyor. 彼女はオレンジの皮を剥きます。
-
rendelemek おろすSebzeleri rendeliyor. 彼女は野菜をおろします。
-
sıcaklık 熱Ateşin sıcaklığını hissediyorum. 火の熱を感じます。
-
karıştırmak 混ぜるTuz ve suyu karıştırıyorum. 塩と水を混ぜます。
-
sürmek 塗るEkmeğe tereyağı sürüyor. 彼女はパンにバターを塗る。
-
eritmek 溶かすGüneş buzları eritir. 太陽が氷を溶かします。
-
ölçmek 測るUzun ipi ölçüyorum. 私はその長いロープを測ります。
-
doldurmak 満たすBardağı suyla dolduruyorum. 私はコップを水で満たします。
-
çamaşır makinesi 洗濯機Bu çamaşır makinesi temiz. この洗濯機はきれいです。
-
kurutma makinesi 乾燥機Kurutma makinesi çok sıcak. 乾燥機はとても熱いです。
-
deterjan 洗剤Şimdi daha fazla deterjana ihtiyacımız var. 今、もっと洗剤が必要です。
-
yumuşatıcı 柔軟剤O her zaman yumuşatıcı kullanır. 彼女はいつも柔軟剤を使います。
-
leke 染みBu leke ne zaman oldu? この染みはいつつきましたか?
-
leke çıkarıcı シミ抜きBu leke çıkarıcı iyi iş çıkarıyor. このシミ抜きはよく効きます。
-
çamaşır sepeti 洗濯かごBir çamaşır sepetine ihtiyacımız var. 私たちは洗濯かごが必要です。
-
askı ハンガーElbise askısını bulamıyorum. 私はコートのハンガーが見つかりません。
-
mandal 洗濯ばさみMandal kullanıyor musun? 洗濯ばさみを使いますか?
-
çamaşır ipi 物干しBu çamaşır ipi ıslak çamaşırları taşır. この物干しには濡れた洗濯物が掛かっています。
-
ütü masası アイロン台Ütü masası ayak altında. アイロン台が邪魔です。
-
ütü アイロンKıyafetlerinde sıcak bir ütü kullanıyor. 彼女は服に熱いアイロンを使います。
-
bozuk 壊れるMaalesef, o oyuncak bozuk. 残念ながら、そのおもちゃは壊れています。
-
tamir etmek 直すBurada bozuk eşyaları tamir ederiz. 私たちはここで壊れたものを直します。
-
musluk 蛇口Musluğumuz hâlâ sızdırıyor. 私たちの蛇口はまだ漏れています。
-
sızıntı 漏れSonunda sızıntıyı tamir ediyorlar. ようやく漏れを修理しています。
-
boru パイプBoruyu görebiliyorum. パイプが見えます。
-
onarmak 修理するOnu nasıl onaracağını biliyor musun? それを修理する方法を知っていますか?
-
tesisatçı 水道屋Bugün tesisatçıyı aradı. 彼女は今日、水道屋に電話しました。
-
elektrikçi 電気工事士Bir elektrikçi tuttular. 彼らは電気工事士を雇いました。
-
sigorta ヒューズBu sigorta devreyi korur. このヒューズは回路を保護します。
-
ampul 電球Başka bir ampulümüz var mı? 替えの電球はありますか?
-
değiştirmek 交換するEski lastikleri değiştiririz. 私たちは古いタイヤを交換します。
-
bakım メンテナンスDüzenli bakım yapıyorlar. 彼らは定期的なメンテナンスをしています。
-
saç kesimi 散髪Yakında bir saç kesimine ihtiyacım var. そろそろ散髪が必要です。
-
parfüm 香水O parfümü seviyor. 彼女はその香水が好きです。
-
şampuan シャンプーBaşka bir şampuanın var mı? 別のシャンプーはありますか?
-
sabun 石けんSabunla yıkanmalısın. 石けんで洗ったほうがいいですよ。
-
diş fırçası 歯ブラシDiş fırçan ne kadar eski? あなたの歯ブラシは使い始めてからどのくらいですか?
-
diş macunu 歯磨き粉Bu en iyi diş macunu. これは一番いい歯磨き粉です。
-
havlu タオルTemiz havlular rafta. きれいなタオルは棚にあります。
-
tıraş bıçağı カミソリHer seferinde yeni bir tıraş bıçağı kullanırım. 私は毎回新しいカミソリを使います。
-
tarak くしO her gün tarak kullanır. 彼女は毎日くしを使います。
-
ayna 鏡Dün aynayı temizledin mi? 昨日、鏡を掃除しましたか?
-
deodorant デオドラントHer gün deodoranta ihtiyacım var. 私は毎日デオドラントが必要です。
-
duş jeli シャワージェルBu duş jeli güzel kokuyor. このシャワージェルはいい香りがします。
-
baş 頭Lütfen başını koru. 頭を守ってください。
-
yüz 顔Her sabah yüzünü yıkarsın. 毎朝、顔を洗います。
-
ayak 足Ayağına dokunabilir misin? 足を触ることができますか?
-
göz 目Güzel gözlerin var. あなたは目がきれいです。
-
kol 腕Dün kolunu kırdı. 彼は昨日腕を折りました。
-
burun 鼻Kimin burnu daha büyük? どちらの方が鼻が大きいですか?
-
ağız 口Şekeri ağzına koydu. 彼女は口に飴を入れました。
-
diş 歯Dişlerini her gün fırçalarlar. 彼らは毎日歯を磨きます。
-
el 手Elleri yıkamak çok önemlidir. 手を洗うことはとても大切です。
-
kulak 耳Bu hayvanın kulakları var mı? この動物は耳がありますか?
-
bacak 脚Bacağın ağrıyor mu? 脚が痛いですか?
-
saç 髪Saçlarını ne sıklıkla fırçalarsın? どのくらいの頻度で髪をとかしますか?
901〜1000語目
-
vücut 体Adamın güçlü bir vücudu var. その男の人は体が丈夫だ。
-
gülümsemek 微笑むÇocuk bana gülümsüyor. その子供は私に微笑んでいます。
-
sırt 背中Sırtıma dokundu. 彼は私の背中に触れた。
-
boyun 首Boynuna dokundu. 彼女は自分の首に手を当てた。
-
omuz 肩Doktor omzuma dokundu. 医者は私の肩に触れた。
-
mide お腹Midem ağrıyor. お腹が痛いです。
-
göğüs 胸Göğsünde bir ağrı hissetti. 彼は胸に痛みを感じた。
-
dudak 唇Çocuk dudağına dokundu. その男の子は自分の唇に触れた。
-
dil 舌Sıcak çorba dilimi yaktı. 熱いスープで舌を火傷した。
-
boğaz のどBoğazım çok kuru. のどがとても渇いています。
-
bıyık 口髭Babamın bıyığı var. 父は口髭を生やしています。
-
sakal あごひげAdamın uzun bir sakalı var. その男性は長いあごひげを生やしています。
-
parmak 指Bebek parmağımı yakaladı. 赤ちゃんが私の指を握った。
-
başparmak 親指Başparmağıyla işaret etti. 彼は親指で指し示した。
-
ayak parmağı 足の指Ayak parmağımı incittim. 足の指を痛めました。
-
diz 膝Sağ dizini büktü. 彼は右の膝を曲げた。
-
dirsek 肘Doktor dirseğimi muayene etti. 医者は私の肘を診察した。
-
bilek 手首Bileğimi incittim. 手首を痛めました。
-
ayak bileği 足首Ayak bileğini incitti. 彼女は足首を痛めました。
-
avuç 手のひらAvucunu açtı. 彼女は手のひらを開いた。
-
topuk かかとKöpek topuğumu ısırdı. 犬が私のかかとを噛みました。
-
kalça 股関節Sol kalçam ağrıyor. 左の股関節が痛いです。
-
bel 腰Belinin etrafına bir ip bağladı. 彼は腰に縄を巻いた。
-
kas 筋肉Bacak kasım ağrıyor. 足の筋肉が痛いです。
-
egzersiz エクササイズBu harika bir fitness egzersizi. これは素晴らしいフィットネスのエクササイズです。
-
spor salonu ジムSpor salonuna gidiyor musun? ジムに行きますか?
-
antrenman 運動Düzenli antrenman seni sağlıklı tutar. 定期的な運動は健康を保ちます。
-
ısıtmak ウォーミングアップするBu, kasları ısıtmaya yardımcı olur. これは筋肉をウォーミングアップするのに役立ちます。
-
esnemek ストレッチするHer sabah esnerim. 私は毎朝ストレッチします。
-
koşmak 走るÇok hızlı koşarlar. 彼らはとても速く走ります。
-
yürümek 歩くAkşamları yürümeyi sever. 彼女は夕方に歩くのが好きです。
-
ağırlık kaldırmak ウエイトを持ち上げるAğırlık kaldırmak kaslarını büyütür. ウエイトを持ち上げると筋肉が大きくなります。
-
yoga ヨガYoga çok sakinleştirici. ヨガはとても落ち着きます。
-
nefes alma 呼吸Derin nefes alma çalışması yapıyoruz. 私たちは深く呼吸する練習をします。
-
formda kalmak 健康を維持するFormda kalmak için koşuyorum. 私は走ることで健康を維持しています。
-
dinlenme günü 休息日Ona bir dinlenme günü lazım. 彼女は休息日が必要です。
-
dışarı çıkmak 出かけるCuma günleri genellikle dışarı çıkarız. 私たちはたいてい金曜日に出かけます。
-
gece kulübü ナイトクラブGece kulübü gece yarısından sonra doludur. ナイトクラブは夜中を過ぎると満員です。
-
bar バーDaha sonra barda buluşalım. 後でバーで会いましょう。
-
sigara たばこDışarıda sigara içiyor. 彼は外で、たばこを吸っています。
-
küllük 灰皿Lütfen küllüğü kullan. 灰皿を使ってください。
-
çakmak ライターSende çakmak var mı? ライターを持っていますか?
-
alkol お酒O çok sık alkol içmez. 彼女はあまりお酒を飲みません。
-
şişe açacağı 栓抜きBunun için bir şişe açacağına ihtiyacımız var. これには栓抜きが必要です。
-
dans etmek 踊るArkadaşlarım her zaman dans etmek istiyorlar. 私の友達はいつも踊りたがっています。
-
sarhoş 酔うO sarhoş, bu yüzden eve yürüyor. 彼は酔っているので、歩いて家に帰ります。
-
el çantası ハンドバッグOnun telefonu kırmızı el çantasının içinde. 彼女の携帯は赤いハンドバッグの中にあります。
-
şarkıcı 歌手Şarkıcı bu gece harikaydı. 今夜の歌手は最高でした。
-
hapşırık くしゃみO hapşırık çok gürültülüydü. そのくしゃみはとても大きかったです。
-
kas ağrısı 筋肉痛Antrenmanım kas ağrısı yaptı. トレーニングで筋肉痛になりました。
-
kramp つるBacak krampları en kötüsü. 足がつるのは最悪です。
-
boyun tutulması 首のこりBu boyun tutulması nasıl geçer? この首のこりはどうすれば治りますか?
-
morluk あざBüyük bir morluğum var. 大きなあざがあります。
-
karın ağrısı 腹痛Dün karın ağrısı çektim. 昨日は腹痛になりました。
-
diş ağrısı 歯痛O kötü bir diş ağrısı. それはひどい歯痛ですね。
-
sırt ağrısı 腰痛Büyükannemin bugün sırt ağrısı var. おばあちゃんは今日、腰痛です。
-
kulak ağrısı 耳の痛みOnun şu an kulak ağrısı var. 彼は今、耳の痛みがあります。
-
yorgunluk 疲労İşin yorgunluğa sebep olabilir. 仕事は疲労の原因になることがあります。
-
alerji アレルギーAlerjim baharda en kötüdür. 私のアレルギーは春が一番ひどいです。
-
Burası ağrıyor ここが痛いですBurası ağrıyor. ここが痛いです。
-
ağlamak 泣くÜzgün çocuk ağlıyor. 悲しんでいる子供が泣いています。
-
düşmek 落ちるMeyve ağaçtan düşer. 果物が木から落ちます。
-
hasta 具合が悪いÇocuk çok hasta. その子は具合がとても悪いです。
-
iyi 元気Bugün kendimi iyi hissediyorum. 今日は元気です。
-
kesmek 切るEkmeği kesiyor. 彼女はパンを切ります。
-
sargı 包帯Yaranın üzerine bir sargı sardı. 彼は傷口に包帯を巻いた。
-
yanmak 燃えるKuru odun çabuk yanar. 乾いた薪はすぐに燃えます。
-
tırmalamak 引っ掻くKedi kolumu tırmaladı. 猫が私の腕を引っ掻きました。
-
çarpmak ぶつけるBaşımı çarptım. 頭をぶつけました。
-
yara izi 傷跡Eski yara izine dokundu. 彼は古い傷跡に触れた。
-
toparlanmak 回復するHastalıktan toparlandı. 彼は病気から回復しました。
-
iyileşmek 治るDerin yara iyileşecek. その深い傷は治ります。
-
elektrik kesintisi 停電Neyse ki elektrik kesintisi kısa sürdü. 幸いなことに、停電は短かったです。
-
fiş プラグDizüstü bilgisayarın şarj cihazını fişe takmayı unuttu. 彼はノートパソコンの充電器のプラグを差し込むのを忘れました。
-
priz コンセントTelefonunu duvar prizine taktı. 彼女はスマホを壁のコンセントに差し込みました。
-
uzatma kablosu 延長コードBu uzatma kablosu uzun. この延長コードは長いです。
-
uzatma kablosu 電源タップBilgisayarını uzatma kablosuna bağladı. 彼女はコンピューターを電源タップに繋ぎました。
-
adaptör fişi 変換プラグBir adaptör fişine ihtiyacın var. 変換プラグが必要です。
-
sigorta kutusu ヒューズボックスSigorta kutusu bozuk. ヒューズボックスが壊れています。
-
şalter ブレーカーFırtına sırasında şalter kapandı. 嵐の間にブレーカーが落ちました。
-
voltaj 電圧Bu voltaj çok düşük görünüyor. この電圧はとても低いようです。
-
pil 電池Bir pil el fenerini çalıştırır. 電池が懐中電灯を動かします。
-
bitmiş batarya バッテリー切れBitmiş bataryayı şarj etmemiz gerekiyor. バッテリー切れなので、充電する必要があります。
-
pili değiştirmek 電池を交換するSık sık pili değiştirirsin. よく電池を交換します。
-
elektrik 電気Işık için elektriğe ihtiyacımız var. 明かりのために電気が必要です。
-
gaz ガスGaz kokusu mutfağı doldurdu. ガスのにおいが台所に広がりました。
-
son ödeme tarihi 支払期限Lütfen faturadaki son ödeme tarihini kontrol et. 請求書の支払期限を確認してください。
-
ısıtma 暖房Isıtmayı açabilir misin? 暖房をつけてもらえますか?
-
internet インターネットOnlar her gün internet kullanıyorlar. 彼らは毎日インターネットを使います。
-
fatura 請求書Su faturasının son ödeme tarihi ne zaman? 水道の請求書の支払い期限はいつですか?
-
teknisyen 技術者Bir teknisyen hattı kontrol etmeye geldi. 技術者が回線の点検に来ました。
-
tedarikçi 供給会社Tedarikçi yeni bir sözleşme gönderdi. 供給会社が新しい契約書を送りました。
-
sözleşme 契約Sözleşmenin süresi doldu. 契約が切れました。
-
sağlayıcı プロバイダーİnternet sağlayıcımı değiştirdim. 私はインターネットのプロバイダーを変えました。
-
hesap numarası 口座番号Hesap numaram nedir? 私の口座番号は何ですか?
-
müşteri hizmetleri カスタマーサービスHarika müşteri hizmetleri sunuyoruz. 私たちは素晴らしいカスタマーサービスを提供しています。
-
form 用紙Basılı bir forma ihtiyacı var. 彼は印刷された用紙が必要です。
-
imza 署名İmzam yeterli olacak mı? 私の署名だけで十分ですか?
-
pasaport パスポートPasaportunu mu kaybettin? パスポートをなくしましたか?
-
vize ビザO ülke vize istiyor. その国はビザが必要です。
個人利用・授業での利用は無料です。